ABDULLAH BİN ÖMER (614 – 693) İkinci halife Hz. Ömer’in oğludur. Mekke’de doğmuş yine Mekke’de vefat etmiştir. Hadis ve fıkıh/hukuk alanında otorite olan sahabilerdendir.

Sözlerinden:

“Ey Âdemoğlu! Bedeninle dünyada ol, kalbinle ahreti bul.”

“Kambur oluncaya kadar namaz kılsanız ve kıl oluncaya kadar oruç tutsanız, haramdan kaçınmadıkça kabul olunmaz.”

“Hikmet ondur; dokuzu sükût, biri de az konuşmaktır.”

“İnsanın mahiyeti arkadaşından anlaşılır.”

“Kendinden üstekine haset, aşağıdakine tahakküm eden ehl-i ilim sayılmaz.”

HASAN BASRİ HZ. (641 - 728) Tâbiîn’in büyüklerinden. Zâhid, muhaddis ve müfessir. Hz. Ömer’in halifeliğinin 2. yılında Irak’ın Meysanlı kasabasında doğmuş, Basra’da vefat etmiştir.

Sözlerinden:

“Ey insan! İnsanların çokluğuna bakıp da aldanma. Çünkü sen, yalnız ölecek, kabre yalnız girecek, yalnız kabirden kalkacak ve kendi hesabını yalnız vereceksin.”

“Sonsuz olan Cennet, dünyada yapılan birkaç günlük amelin değil, halis niyetlerin karşılığıdır.”

“Bağlı olanı aç, açık olanı bağla: Kesenin ağzını aç, cömert ol. Dilini de tut, lüzumsuz konuşma.”

“Kendi ayıplarınız dururken başkalarını ayıplamaktan vazgeçmedikçe kâmil iman sahibi olamazsınız. O halde, başkalarının ayıplarına bakmadan evvel kendi ayıplarınıza göz atın; onları düzelterek işe başlayın.”

İMAM-I MÂLİK (712 – 795) Mâlik bin Enes. Mâliki mezhebinin kurucusu, müctehid ve muhaddis. Medine’de doğmuş, burada büyümüş ve yetişmiştir. İmam-ı Azam ve Ebu Yusuf’la görüşmüş olan İmâm-ı Mâlik’in en meşhur eseri, “Kitap el-Muvatta”dır. Fıkıh (İslâm hukuku) tertibine göre yazılmış ilk eser sayılır. Medine’de vefat etmiştir.

Sözlerinden:

“İlim fazla mesele bilmek ve sormak değildir. Ancak ilmin belirgin bir vasfı vardır ki, o da aldatıcı dünyadan uzaklaşarak yurduna dönüşü sağlamaktır.”

“Mâlik b. Enes, kendisinden nasihat isteyen zeki ve anlayışlı bir kimseye: ‘Allah-u Teâlâ’dan kork. Allah-u Teâlâ’nın sana lütfettiği  nuru günah işlemek suretiyle söndürme” demiştir.

“Kendisine hayrı olmayan kimsenin, başkasına hayrı olmaz.”

“İlmi öğrenmeden önce edebi öğren.”

AHMED BİN HANBEL (780 – 855) Bağdat’ta doğmuş, aynı şehirde vefat etmiştir. Hanbeli mezhebinin öncüsü, İmam-ı Şâfii’nin talebesidir. Büyük bir müfessir ve hadis bilgini olan Ahmed bin Hanbel’in “el-Müsned” isimli eserinde 30.000 hadis vardır.

Sözlerinden:

“Sizde olmayan meziyetlerle sizi metheden kimsenin, sizde olmayan kusurlarla da bir gün sizi kötüleyeceğini unutmayınız. İstediklerini vermediğiniz zaman size kızan ve küsen arkadaş gerçek arkadaş değildir.”

“İnsana az bir mal yetişir, çok mal ise kâfi gelmez.”

“Kibir taşıyan kafada akla rastlayamazsınız.”

“İnsanların ahmak sınıfı kendilerinin methedilmesinden hoşlananlardır.”

“Ayıplardan uzak arkadaş arayanlar arkadaşsız kalır.”

İBRAHİM BİN EDHEM (714 – 779) Belh şehrinde dünyaya geldi, bu şehrin padişahı/emiri iken, hayatın anlamı üzerine derin düşüncesi sonucunda tahtı ve saltanatı bırakıp tasavvufa yöneldi. Ulemâ ve evliyanın büyüklerindendir. Şam şehrinde vefat etti.

Sözlerinden:

Günah işleyeceğin zaman, Allah’ın yarattığı rızkı (gıdayı) yeme! Çünkü hem Allah’ın yarattığı rızıkları yiyeceksin hem de O’na isyan edeceksin; bu olmaz ve insanlıkla bağdaşmaz.

                            

Günah işleyeceğin zaman, Allah’ın mülkünden çık ve başka yerlere git! Çünkü Allah’ın mülkünde oturup O’na isyan etmen apaçık bir nankörlüktür.

Günah işleyeceğin zaman, Allah’ın görmediği bir yere git ve orada günah işle! Çünkü Allah’ın huzurunda günah işlemen, gafletin de ötesinde bir çılgınlıktır… 

FARABİ: (872 – 952) Ortaçağın en meşhur filozofu, bilim adamı, gök bilimcisi.. İslâm felsefesinde, büyük bir Türk filozofu olarak ün sahibidir. “Âlem, ‘büyük insan’, insan ise ‘küçük âlemdir’” görüşü ile tasavvuf dünyasını etkilemiştir. Fusûsü’l-Hikem, el-Medînetü’l-Fâdıla, ünlü iki eseridir.  

Sözlerinden:

“Toplum sevgi ile kaynaşır, adaletle yaşar, dürüstlükle ayakta kalır.”

“Bir eylemin ahlaklı olduğunu bilip de ona uygun davranmayan kişi, o eylemin ahlaklı olduğunu bilmeden ahlaklı davranan kişiden daha üstündür.”

“İyi bir insan öldüğünde ona ağlamayın. Asıl onu kaybeden toplum için ağlayın.”

“Sevginin kurduğu devleti adalet devam ettirir.”

“Önce doğruyu bilmek gerekir. Doğru bilinirse yanlış da bilinir. Ama önce yanlış bilinirse doğruya ulaşılamaz.”

İBN-İ SİNA  (980 - 1037) Dünyaca meşhur, filozof, bilim adamı.. “Filozofların reisi”, “üstadların üstadı” olarak tanınır. Aslen Türk’tür,  Buhara’nın Afşene köyünde doğdu. Tıp, fizik ve bütün bilgi dallarında büyük eserler verdi. Eş-Şifâ, en meşhur eseridir.

Sözlerinden:

“Şifasız hastalık yoktur; irade eksikliğinden başka. Değersiz bitki yoktur; tanınmamasından başka.”

“Tıp ilmi iki beyte sığdırılmıştır. Ve söylemenin güzeli de kısa söylenmesindedir: Az ye! Yedikten sonra, hazım oluncaya kadar başka bir şey alma! Zira şifa, yemeğin hazım olunmasındadır. İnsan sağlığını bozan yemek üzerine yemek yemektir. O yüzden tıpta, hastalık ve sağlığın sebeplerinin bilinmesi gerekir.”

“Aletlerin en hayırlısı kalemdir. Bir şişe mürekkep bir külçe altından daha hayırlıdır.”

“Bilim ve sanat uyuşamadığı ülkeyi terk eder.”

“Kendinin ne olduğunu bilen insan, bazı kendini bilmezlerin, onun hakkında söylediklerinden etkilenmez.”

“Hiç kimse görmek istemeyen kadar kör değildir.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.