Sosyal yapıyı farklılıklar olmadan düşünmek mümkün mü? Mümkün değil elbette.

Farklılıklara Bazı Örnekler:
1-Cinsiyette Farklılık:
Uzağa gitmeyelim; cinsiyette başlıyor farklılık. Yaratıcı güç, bütün varlıkları olduğu gibi, insanı da çift yaratmış. Kadın ve erkek… İnsan nesli… İnsan olmaları farklı olmalarına engel değil kuşkusuz. Farklılıklar, haksızlığa neden olması gereken sebepler olarak algılanamayacakları gibi, hayatı zorlaştıran yersiz çekişmelerin gereği olarak da kabul edilemezler. Aksine cinsiyetteki farklılık; aşkın, şefkatin, çoğalmanın, anne ve baba olmanın temel nedenidir. Bu temel neden olmasaydı, aileler ve cemiyetler oluşmazdı.
2-Mali Yapıda Farklılık:
Toplumda zengin vardır, fakir vardır. Herkesin mal paylaşımında eşit hale getirilmesi ve bu değişikliğin ilelebet sürdürülmesi mümkün değildir. Çünkü insanların harcamalarını ve harcarken tatmin olma duygularını aynı seviyede tutmak mümkün olmadığı gibi, birbirleri kadar çalışıp aynı oranda üretmelerini sağlamak da mümkün değildir.
3-İdarede Farklılık:
Sosyal yapı içinde hep idare edenler ve idare edilenler olmuştur; olmaya da devam edecektir. Bu farklılığı ortadan kaldırmayı düşünmek bile akıl kârı olamaz. Önemli olan bu yapıyı değiştirmek değil, bu yapı ile birlikte adaleti sağlamaktır.
4-Kuvvette Farklılık:
Bazı insanlar kuvvetli, bazıları zayıftır. Kuvvetli ve zayıf olma durumu, yaşanan dönemler açısından, her insanın kendi hayatı için bile söz konusudur. Çocukluk ve yaşlılık dönemleri, gençlikle mukayese edilemez. İnsan, değişik yaş dönemlerinde kas kuvveti açısından aynı olamayacağı gibi, hafıza ve irade yönünden de aynı olamaz. Her insanda daima farklılık arz eden kuvvetin, değişik bireyler ve cemiyetler arasında da farklı olmasından daha doğal ne olabilir. Herkesin her açıdan aynı seviyede kuvvete sahip olması mümkün olmadığı gibi gerekli de değildir. Önemli olan zayıfı ezmemek ve kuvveti adaletin emrinde tutmaktır.
5-Tepkilerde Farklılık:
Bazı insanlar sinirli, bazıları yumuşak huyludur. Bazıları daha fikirleri sorulmadan, çeşitli olaylar hakkındaki tepkilerini ortaya koyarlar. Bazıları ısrarlı sorulara muhatap olmadan görüşlerini açıklamazlar. Farklı yapıdaki insanlar, olayların akışı içinde birbirlerini tamamlayarak gerekli dengeyi oluştururlar. Herkes hemen öne atılsa toplumda heyecan ve karmaşa meydana gelir. Herkes pasif bir durumda olsa haksızlıklar artar. Sakin olanlar, heyecanlı olanların aşırılıklarını törpülerken; aktif olanlar, pasif olanlara gerekli ölçüde hareket kazandırırlar. Böylece farklılıklar, çatışma yerine bütünleşmeye dönüşür.
6-İlgi ve Kabiliyetlerde Farklılık:
Her insan aynı işe ilgi duymaz. İnsanların kabiliyetleri farklıdır. Kimisi okumaya, ilim tahsil etmeye heveslidir. Kimisinin eli sanata yatkındır. Kimi ticarete, kimi hayvancılığa, kimi de ziraata heves eder. Bir toplumun yaşayabilmesi için, bütün bunlara ihtiyaç vardır. Önemli olan sanata kabiliyeti olanı ticaretle, ticarete kabiliyeti olanı da ziraatla uğraşmaya mecbur etmeyip herkesi istidadı doğrultusunda yönlendirmektir. Yaşamak için zorunlu olan bilgi ve beceriler ise, herkeste bulunan asgari ortak kabiliyetlerin sınırlarını aşmazlar. Böylece herkes hem kendine hem de topluma lazım olanı öğrenip uygular. Farklılıklar, cemiyete birer güzellik ve zenginlik olarak yansımış olur.
7-Zevklerde Farklılık:
İnsanların kabiliyetleri farklı olduğu gibi, Zevkleri de farklıdır. Bu farklar, toplumda üretkenliğin ve faydalı rekabetin gelişmesine vesile olur. Tabiattaki farklılıklarla insanlardaki farklılıklar uyum içindedir. Genelde bir yeşil renk vardır. Ama tabiata dikkatle baktığımızda bitkilerin çeşidi kadar değişik yeşil tonlarıyla karşılaşırız. Tabiata bu şekilde yansıyan ilahi kudret, insana üretkenlikte farklılık olarak yansımıştır. Bu bilinçli yansıma neticesinde insan, farklı olanı, daha iyi ve daha güzel olanı bulma iradesiyle doğru orantılı olarak çalışır ve üretir. Böylece farklı tasarımlar ortaya çıkar. Farklı mimariler geliştirilir. Farklı renkler kullanılır. Farklı desenler çizilir. Farklı kumaşlar üretilir. Bütün bu farklar, daha güzel imkânlar içinde yaşamak için kullanılır. Hep daha iyisi, daha güzeli üretilir. Ancak en güzele, en mükemmele ulaşılamadığını da herkes bilir.
Sonuç Olarak Farklılıklar İle Sosyal Yapının Birbirlerine Etkileri Nelerdir?
Toplumun, farklılıklar içinde hep daha iyiye, daha güzele doğru gitmesi beklenmektedir. Fakat iyinin en isine, güzelin en güzeline, bir başka deyimle, insanı, hiçbir tatminsizlik hissi bırakmadan mutlu edecek noktaya, bu dünyada varmak mümkün olmayacaktır. Şurası kesin ki sorunsuz mutluluğu ifade eden cennet hayatı, bu dünyaya ait bir nimet değildir. Bu dünyadaki nimet ve mutluluk, bu dünyanın ölçüleri içinde olur.
Sosyal Yapıyı Farklılıklarla Güzelleştirmek İçin Şu Prensipleri kabul etmek gerekir:
*Hayatın her alanında farklılıklarla karşı karşıyayız. Farklı ve değişken olmak, yaratılmışların değişmez birer özelliğidir.
*Herkes zengin, herkes idareci, herkes kuvvetli olamaz. Sosyal yapı içinde farklılıkları ortadan kaldırmak mümkün değildir. Mümkün olmadığı gibi gerekli, şık ve faydalı da değildir.
*Önemli olan herkesin hür bir şekilde fırsat eşitliklerinden yararlanması ve daima adaletle muamele görmesidir.
*Farklılıkları ortadan kaldırmak hiçbir zaman mümkün olmamıştır. Ama farklılıklarla birlikte hür, eşit ve mutlu olmak mümkün olmuştur.
*Yel değirmenleri ile dövüşüp rüzgârla boğuşmanın sonuçsuz uğraşlar olduğunu anlamak için kan ve gözyaşı ile dolu yeni deneylere ihtiyaç yoktur.
 

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.