Haftanın Vaazı: Zaferler Allah'tandır
Kardeşlerim, Bugün bu toprakların fetih gününü idrak ediyoruz. Zaferlerin gölgesinde nefesleniyoruz. Bugün Ağustos sıcağında kanını huzur için aktan şehitlerimizi, alın terini barış için döken gazilerimizi hatırlıyoruz.

Her yıl gelen Ağustos ayında millet olarak bizler, 26 Ağustos 1071 tarihinde Anadolu’nun kapılarını İslâm’a açan Malazgirt Meydan Muharebesini, 30 Ağustos 1922 tarihinde Anadolu’nun kapılarını düşmanlara kapatan Başkomutanlık Meydan Muharebesini ve diğer zaferlerimizi hatırlarız. Tarihimize gider, ondan aldığımız güçle bugünümüzü ve geleceğimizi inşa ederiz. Bizi başarılı kılan, zaferlere ulaştıran ruh ve manayı anlamaya çalışır; bundan yüksek bir şuur elde etmeye gayret ederiz. Zaferler ayında biz müminlere düşen, zaferlerle övünmek değil; bu zaferlerin nasıl elde edildiğini; zaferlerin arkasındaki yüksek inanç ve ruhu iyi anlamaktır.

Bugün de aynı iman ve teslimiyete sahip olup olmadığımızın muhasebesini yapmaktır. Sonbaharı görmeyen bülbül, baharın kadrü kıymetini bilmez, vefayı yaşamamış olan aşıkta safânın kadrü kıymetini bilmez.

Aziz müminler, bu vatan, bu bayrak, bu mukaddes değerler hangi fedakârlıklarla bize geldi aziz müminler, şöyle bir geçmişimize bakalım, bir Malazgirt Meydan Muharebesine, Başkomutanlık Meydan Muharebesine, Çanakkale savaşımıza bakalım; Milletimizi zaferden zafere koşturan ve tarih sayfalarını kahramanlık destanları ile süsleten, Allah’ın hak olan vadine ermek ve O’nun şehitler için hazırladığı mükâfata mazhar olma arzu ve isteğidir.

Evet, insan niçin şehit olmak ister? Çünkü Allah şehadet mertebesine yükselene cenneti vadediyor. Kur’an-ı Kerim şöyle buyuruyor:

إِنَّ اللّهَ اشْتَرَى مِنَ الْمُؤْمِنِينَ أَنفُسَهُمْ وَأَمْوَالَهُم بِأَنَّ لَهُمُ الجَنَّةَ يُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِ اللّهِ فَيَقْتُلُونَ وَيُقْتَلُونَ وَعْداً عَلَيْهِ حَقّاً فِي التَّوْرَاةِ وَالإِنجِيلِ وَالْقُرْآنِ وَمَنْ أَوْفَى بِعَهْدِهِ مِنَ اللّهِ فَاسْتَبْشِرُواْبِبَيْعِكُمُ الَّذِي بَايَعْتُم بِهِ وَذَلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ:

“Allah müminlerden mallarını ve canlarını, kendilerine (verilecek) cennet karşılığında satın almıştır. Çünkü onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler, ölürler. (Bu),Tevrat’ta, İncil’de ve Kur’an’da Allah üzerine hak bir va’ddır. Allah’tan daha çok sözünü yerine getiren kim vardır? O halde O’nunla yapmış olduğunuz bu alışverişinizden dolayı sevinin. İşte bu, büyük bir kazançtır.” (TEVBE SURESİ – 111. AYET)

Onlar şehit olmak istediler çünkü Rableri katında rızıklanmak istiyorlardı. Bakın Rabbimiz ne buyuruyor:

وَلاَ تَحْسَبَنَّ الَّذِينَ قُتِلُواْ فِي سَبِيلِ اللّهِ أَمْوَاتًا بَلْ أَحْيَاء عِندَ رَبِّهِمْ يُرْزَقُونَ

Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın. Bilakis onlar diridirler; Allah'ın, lütuf ve kereminden kendilerine verdikleri ile sevinçli bir halde Rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar..

İnsan niçin şehit veya gazi olmayı ister? Çünkü başka bir çaba ile bu rütbelere erişemez de ondan. Bu rütbeler canı feda etme karşılığında elde edilir. Peygamberimiz (SAV)’e bir adam sordu: “Ey Allah'ın Resulü, bana, savaşa denk olan bir amel göster?” Peygamberimiz (SAV): “Buna denk bir amel bulamıyorum.” buyurdu. Sonra da:“ Savaşçı savaşa çıktığı zaman, camiye kapanır durmadan ve usanmadan namaz kılmaya ve ara vermeden oruç tutmaya gücünüz yeter mi?” buyurdu. Bunun üzerine adam: “Buna kimin gücü yeter, ey Allah'ın Resulü?” dedi. İşte muhterem kardeşlerim atalarımız bunun için mücadele etti. Numan b. Beşir (RA) adındaki sahabi şöyle demiştir: “Ben Peygamberimiz (SAV)’in minberi yanında idim. Bir adam bana: “Ben Müslüman olduktan sonra hacılara sakilik etmem hariç, hiç bir emel yapmasam gam yemem.” dedi. Bir başkası da: “Ben Kâbe'yi onarsam da başka hiçbir amel yapmasam aldırış etmem.” dedi. Bir diğeri de: “Allah yolunda savaşmak, bu sizin söylediklerinizden daha faziletlidir.” dedi. Bu bir cuma günü idi. Bunları dinleyen Hz. Ömer (RA):

“Susun, Peygamber (SAV)’in minberi yanında böyle sesinizi yükseltmeyin. Ben cumayı kıldıktan sonra konuyu Peygamberimiz (SAV)’den sorup öğrenirim.” dedi.

Allah Teâlâ da bu ayeti indirdi

أَجَعَلْتُمْ سِقَايَةَالْحَاجِّ وَعِمَارَةَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ كَمَنْ آمَنَ بِاللّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ وَجَاهَدَ فِي سَبِيلِ اللّهِ لاَ يَسْتَوُونَ عِندَ اللّهِ وَاللّهُ لاَ يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ:

“Siz, hacılara su dağıtma ve Mescid-i Haram’ı (Kâbe’yi) onarma işiyle, Allah’a ve ahiret gününe iman edip Allah yolunda savaşanların yaptığı işi bir mi tutuyorsunuz? Bunlar Allah katında eşit olamazlar.” (TEVBE SURESİ – 19. AYET)

Muhterem Kardeşlerim Şehit, Allah’ın huzurunda diri olarak hazır bulunup, rızıklandırılacağı ve cennete gireceğine şehadet olunduğu için bu adı almıştır. Gazi ise, Allah yolunda ve vatan uğrunda savaştığı ve şehit olmayı arzu ettiği halde ölmeyip, sağ kalan kimseye verilen addır. Gazi de şehit olmak ve bu mertebeye yükselmek için savaştığından dolayı o da şehitler derecesindedir. Hatta Peygamberimiz (SAV): “Bir kimse Allah yolunda şehit olmayı can-u gönülden isterse, yatağında ölse dahi Allah onu şehitler derecesine ulaştırır.” buyurmuştur.

Bakın Rabbimiz ne buyuruyor:

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آَمَنُوا هَلْ أَدُلُّكُمْ عَلَى تِجَارَةٍ تُنجِيكُم مِّنْ عَذَابٍ أَلِيمٍ:تُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ وَتُجَاهِدُونَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ بِأَمْوَالِكُمْ وَأَنفُسِكُمْ ذَلِكُمْ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ:يَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَيُدْخِلْكُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ وَمَسَاكِنَ طَيِّبَةً فِي جَنَّاتِ عَدْنٍ ذَلِكَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ:

“Ey İman edenler, sizi acı bir azaptan kurtaracak ticareti size göstereyim mi? Allah’a ve Resulüne inanır, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda savaşırsınız. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır. İşte bu takdirde O, sizin günahlarınızı bağışlar, sizi altından ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koyar. İşte en büyük kurtuluş budur.” (SAFF SURESİ – 10–12. AYETLER)

Evet, atalarımız bu ayetlere bu hadislere mazhar olabilmek için şehit olmak istediler. Atalarımız cephede nöbet beklediler çünkü nebiler nebisi ne buyuruyordu:

عينان لا تمسهما النار عين بكت من خشية الله و عين باتت تحرس في سبيل الله

“İki göze ateş dokunmayacaktır. Biri Allah korkusundan ağlayan göz; diğeri de Allah yolunda, gece vakti ( karakol) bekleyen (nöbet tutan) ve düşman gözleyen göz. Başka bir hadiste “Bir gün bir gece hudut boyunda nöbet tutmak, gündüzleri oruçla, geceleri de ibâdetle geçirilen bir aydan daha hayırlıdır. Vazife başında ölürse, yapmakta olduğu amelin sevabı ve rızkı devam eder ve kabir fitnesinden kurtulur. Bizlerde kalbimize gönlümüze bu aşkı bu sevgiyi bu bağlılığı yerleştirmeliyiz. Muhterem Kardeşlerim Şehitlik çok önemli bir meziyettir. Bizzat Peygamberimiz, bir defa değil birkaç defa şehit olmayı istemiş ve şöyle buyurmuştur:

...والذي نفسي بيده لوددت ان اغزو في سبيل الله فاقتل ثم اغزو فاقتل ثم اغزو فاقتل

“Ruhumu kudret elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, Allah yolunda savaşıp öldürülmemi, sonra tekrar dirilip savaşarak tekrar öldürülmemi, yine dirilip savaşta öldürülmemi arzu ederim” Yine bir hadisi Şerifte değerli kardeşlerim Hiç kimse cennete girdikten sonra -bütün dünyaya sahip olsa bile- tekrar dünyaya dönmek istemez. Yalnız şehitler, erdikleri nimetler sebebiyle dünyaya dönüp, on defa şehit olmayı arzu ederler.”

İşte muhterem kardeşlerim ahirete gidince dünyaya gelmek isteyeceğimiz tek şey Allah yolunda savaşmak. Atalarımız Rabbinin rızasını kazanmak, Peygamberimizin sünneti seniyyesini yerine getirmek ve bizler için canlarını feda etmekten kaçınmamışlardır. Şehitlerimiz, kanlarını akıtarak bu cennet vatanı bize emanet etmişlerdir. Bize düşen de bu toprakları imar etmek, korumak ve bizden sonraki nesillere devretmektir. Bunu yapmadığınız takdirde hem vatanımıza ve hem de şehitlerimize karşı görevlerimizi yapmamış ve onların ruhlarını incitmiş oluruz. Şehitlik olmadan vatan olmaz. Bugün sahip olduğumuz bu cennet vatan, kahraman atalarımızın her karışını, kanları ile sulayarak bize emanet ettikleri topraklardır. Şair ne güzel söyler:

“Ecdadını zannetme asırlarca uyurdu, Nereden bulacaktın o zaman eldeki yurdu.” Vatanımızı korumak Rabbimizin emridir. Dinimiz zorunlu olduğu hallerde savaşmayı, sevabı çok bir ibadet olarak göstermiştir. Ve ayeti kerimede bakın ne buyruluyor:

و قاتلوا في سبيل الله الذين يقاتلونكم و لا تعتدوا ان الله لا يحب المعتدين

“Sizinle savaşanlara karşı, Allah yolunda siz de savaşın. Ancak aşırı gitmeyin. Çünkü Allah, aşırı gidenleri sevmez.”

(Bakara 2/190) Bizler de yeri geldiğinde en güzel şekilde aşırıya gitmeden vatanımızı müdafaa edip yarınlarımıza huzur içinde yaşayacakları vatan bırakmalıyız kardeşlerim.

Haydi değerli kardeşlerim kısa da olsa atalarımıza bu cennet vatanı bize bırakan şehitlerimize bir dua edelim. Hayatlarının baharında, çiçekleri burnunda kan vererek, can vererek, etten ve kemikten kal’a kurarak ezanımızı, bayrağımızı, vatanımızı koruma uğruna vererek, can vererek huzuruna varan cümle geçmişlerimize şehitlik makamını lutfeyle Ya Rabbi Ya Rabbi şehitlerimize rahmet eyle, cennetinle cemalinle onları şereflendir Ya Rabbi, bizlere de onların yolundan yürümeyi nasip eyle Ya Rabbi. Onları Sevgili Peygamberimize komşu eyle Ya Rabbi, Ülkemizi her türlü felâket ve musibetlerden muhafaza eyle Ya Rabbi. Aziz milletimize kötü ve karanlık günler gösterme Ya Rabbi. Ebediyyetlere kadar milletimizin ve ülkemizin bölünmez bütünlüğüyle ebediyyetlere kadar bizi dâim eyle Ya Rabbi.

“Ey Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işlerimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla Ya Rabbi! Ayaklarımızı dinin üzere sabit kıl Ya Rabbi! Kâfirler güruhuna karşı bize yardım et Ya Rabbi, tüm Müslümanlara zafer ihsan eyle Ya Rabbi!”

Ya Rabbi İslam’a ve Müslümanlara yardım eyle, bize dünya ve ahirette iyilik ve güzellikler ihsan eyle Ya Rabbi. Amin amin amin ve selemün alel murseliin..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
MEHMET KÜÇÜK 2 yıl önce

SAYIN HOCAM ELLERİNE SAĞLIK GÜZEL OLMUŞ TEŞEKKÜR EDERİZ ALLAH RAZI OLSUN DEVAMINI BEKLERİZ.

Avatar
osman a. 2 yıl önce

SİZDEN RİCAM BU METİNLERİ İNDİRMEK İÇİN BİR AYAR YAPIN Sayın yetkililer
ALLAH razı olsun Hocam
BİR SORU? NEDEN BU YAZILANLARI İNDİREMİYORUZ...

Avatar
vaiz 2 yıl önce

hocam emeğinize sağlık harika olmuş. devamını bekleriz vaazlarınızın.

Avatar
sinan k. 2 yıl önce

hocam güzel bir paylaşım olmuş Allah razı olsun. ama bu vaazları hafta başında paylaşılırsa bizde vaazlarımızda daha çok istifade ederiz.

Avatar
ADİGÜZEL TIC. 2 yıl önce

HOCAM ELİNE, YÜREĞİNE SAĞLIK HER ZAMAN VAAZLARINIZDAN İSTİFADE EDİYOR DEVAMINI BEKLİYORUZ.SAĞOLUN