Kurban Bayramı Vaazı: Kurban, Allah'a Yakın Olma Çabası

DiNiHABERLER.COM / öZEL iÇERiK



Çehreleri İslâm’ın nuruyla aydınlanmış güzel insanlar! Allah’ın evine hoş geldiniz.
 
Her yıl Müslümanlık bilincimizi yenileyen, millet olma irademizi diri tutan; birlik, beraberlik ve  kardeşlik duygularımızı pekiştiren, rahmet ve bereket dolu bugünlere bizleri kavuşturan Yüce  Rabbimize sonsuz hamd ve şükürler olsun.
 
Rabbimizin dost edindiği İbrahim aleyhisselâma, Allah için kurban olmaya razı olan İsmail  aleyhisselâma ve her iki peygamberin sadakat ve teslimiyetini evrensel bir bayrama dönüştüren  Muhammed aleyhisselâma sonsuz salât ve selâm olsun.
 
Biz Müslümanlar için bu bayramlar; imanı, ibadeti ve tarihi bir sevinç atmosferinde  buluşturan ve bu sevinci sonsuzluğa taşıyan önemli zaman dilimleridir. Ramazan Bayramımız, her  1 yıl bizlere yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in nazil oluşunu yaşatırken Kurban Bayramımız, üç ilâhî   dinin kendisinde buluştuğu Hz. İbrahim’den Hz. Muhammed’e uzanan yüce tarihe can verir.
 
Ramazan Bayramı yılın bayramıdır, Kurban Bayramı tarihin bayramı. Oruçta Müslüman, tabiatla hesaplaşmasını yapar. Ramazan Bayramı tabiatı yenişin bayramıdır. Kurban Bayramı ise    tarihi yaşamanın yemişi. Ve bu iki bayramla Müslüman, tarihi yüklenmiş ve tabiatı yenmiş olarak    Yaratıcının karşısına çıkmış olacaktır. İnsan karşısında tabiatla tarih birbirini nasıl tamamlarsa bu    iki bayram da birbirini tamamlar. İnsan, oruç ayı boyunca içinde görünmeyen tabiatı yavaş yavaş  kurban eder. Hac mevsimi boyunca da İslam tarihinin şuuruna vararak nefsini kurban etmeyi   öğrenir. Kurban işte bu iç kurbanın sembolüdür.
 
 0 Arafat’ta dünyalıklardan soyunmuş, âdeta ak kefenlere bürünmüş, iki milyonu aşkın  Müslüman, Rabbin divanına durdu; ellerini açtı ve bütün insanlık için rahmet diledi. Bugün bizler,    kurban ibadetinin manevî ikliminde bir gönül yüceliği yakalayıp Rabbimize yakınlık arayışında    olacağız. Zira kurban, Allah’a, yüce ve ilâhî olan her şeye yakın olma arayışıdır. Kurbanda Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in baba-oğul sevgisi ile hakka bağlılık duygularının harman olduğu engin bir dünya vardır. Nitekim Cenab-ı Hak, şöyle buyurur: 



“Allah’a kurbanlarınızın ne etleri ulaşır, ne de kanları. Ona ulaşan takvanızdır...” (Hac, 37)


 ………………

Nakışlı Cübbe Çeşitlerini Görmek İçin Resme Tıklayınız...

cübbe çeşitleri

 
 Yüce Yaratıcının en güzel biçimde yarattığı, sayısız yeteneklerle donattığı, sonra da mükellef kıldığı insan, varlıklar arasındaki mümtaz konumunu görev ve sorumluluklarını müdrik oluşuyla varlığını anlamlandırmakta ve bununla Yüce Yaratıcıya hususî bir yakınlık tesis etmekte…
 
Zaten Yaratıcı da, bu yakınlığın şuur düzeyinde algılanmasını, idrak edilmesini istemekte, insana 
 



Maksat, insanın bunu algılaması ve bu algı çerçevesinde bir hayat-dünya ilişkisi kurması….

Namaz, Oruç, Hac, Zekât ve bugünlerde iklimini soluduğumuz Kurban gibi ibadetler insana bu  bilinci yükleyecek bir terbiye, eğitim verme amacı taşımakta…

Kişiye olgunluk kazandıran, tefekkür dünyamızın pencerelerini varlığın nihaî anlamını kavramaya doğru açan, ruhu süflî benlik egemenliğinden sıyırarak manevî güzelliklere aralanan bir kapı haline dönüştüren ibadetler, müslüman kalma şuurumuzu diri tutan sembollerdir. Çünkü onlar şeklî boyutlarından daha derin anlamlar içermektedir.
 
 O da bir gönül yüceliği yakalayıp kurbet-i Rahman’a kavuşmak… Kurbet-i Rahman…
 
 Rahman’ın yakınlığı… Bir müslümanın bütün ömrü boyunca koşusu onadır. … Her ibadet ona götürür müslümanı…
 
 Özünde yaratanı tanıma ve yaratılanı sevme olan yüce dinimiz İslam'da ", kişiye Allah'la  birliktelik bilinci kazandıran ve Müminin zamanını manen diri yaşamasını sağlayan bir disiplin var…
 
"zikrullah" …yani "Allah'ı anmak"… Bir yerde tüm ibadetler "Zikrullah" içinde mütalaa edilmekte... "Zikrullah … Yaratıcı'yı her davranışımızın içinde bilme, hiç unutmama, her daim O’nu anma, her nefes alışımızda ve verişimizde O'nun bir kudret nişanesinin olduğu bilincine sahip olma…
 
Kurban da bir nevi Zikrullah..... Nerde olursak olalım, her an bizimle olanla beraberliği idrak etme.. Her adımımızı bu idrak içinde atma…

Kurban, esasen inanan insanın varoluşunu neyle ve nasıl anlamlandırdığını sembolik bir yolla Allah’a arz etmesi….
 
 ……………..
 
Hz. Adem’in oğullarıyla başladı “kurban”… Allah, Âdem (a.s)’ın oğullarından kurban kesmelerini istemişti. Habil, malının en güzelini, Kabil de en cılızını Rabbi’ne sunmuştu. Allah (c.c) da sadece samimiyetle yapabileceğinin en güzelini yapan Habil’in kurbanını kabul etmişti.

Kabil’in kabul olmayan kurbanı, Habil’in kabul olan kurbanı. Habil Hakk’a kurban oldu…

Alemlerin Rabbine teslim oldu.. “Kardeşim, beni öldürmek için elini uzatsan bile, ben seni öldürmek için el uzatmam.


VAAZI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ



 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.