Tadın fitnenizi. Bu, sizin pek acele isteyip durduğunuz şeydir." (Zariyat Suresi, 14)

İslam alemine sokulan fitne, dün olduğu gibi bugün de Müslümanları birbirine düşman tanıtıyor, birbirine kırdırıyor, birlik olmalarına engel koyuyor. Yaşanan olayların en acı yanı da Müslümanların birçoğunun bu fitneye kanıyor olması.

Allah, “Kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever”, “Allah’ın ipine birlikte sımsıkı sarılın, dağılıp-ayrılmayın ve “mü'minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup-düzeltin” buyururken, Müslümanlar bu emirleri göz ardı ediyorlar. Bunu yapmadıkları, Allah’a itaat etmedikleri için küfrün fitneleriyle sürekli bozguna uğruyor ve sürekli eziliyorlar.

Şu sözleriyle tam da bugüne işaret ediyor Üstad:

“Çabuk bu mânâsız ve hakikatsiz, haksız, zararlı olan nizâı(çekişmeyi) aranızdan kaldırınız. Yoksa, şimdiki kuvvetli bir surette hükmeyleyen zındıka(dinsizlik) cereyanı, birinizi diğeri aleyhinde âlet edip, ezmesinde istimal edecek(kullanacak). Bunu mağlûp ettikten sonra, o âleti(vasıtayı) de kıracak. Siz ehl-i tevhid olduğunuzdan, uhuvveti(kardeşliği) ve ittihadı(birlik olmayı) emreden yüzer esaslı rabıta-i kudsiye mâbeyninizde(aranızdaki mukaddes bağlar) varken, iftirakı iktiza eden(ayrılığı gerektiren) cüz’î meseleleri bırakmak elzemdir.” (4. Lem’a)

Bencillik ve kişisel menfaat düşkünlüğü insan fıtratına terstir. İnsan, “gayrın elemiyle müteellim” (başkalarının acısıyla acı duyan) bir varlıktır.  Müslümanların, gayretlerini kişisel menfaatleri elde etmeye odaklamaları, kalbî bir hastalıktır. Hem topluma, hem insanlığa ve hem de insanın kendisine yaptığı zulümdür. Fitneye alet olmak ise çok daha büyük bir zulümdür.

Fitnenin kaynağı ne?

Ortadoğu’yu kana bulayan fitne politikaları, bugün de yaklaşık 200 yıldır kurup uyguladığı planlarla Osmanlı’nın yıkımına sebep olan İngiliz Derin Devletinin eseridir. Ortadoğu devletlerinin çoğunu İngiltere kurmuştur. Ortadoğu ülkelerinin sınırları Churchill’in başkanlık yaptığı Kahire Toplantısı’nda çizilmiştir.

İngiliz Derin Devleti’nin hedefi, Margaret Thatcher’ın bir NATO toplantısında sarf ettiği şu ifadelerinde saklı; “Karşımızda artık düşman kalmamıştır. Yeni bir düşman bulmamız lazım. Bundan sonra bu düşman İslam'dır!”

DAEŞ (ISIS), El Kaide, Boko Haram, Eş Şebab, FETÖ, Hizbullah, PKK, PYD, Asala, DHKP-C, Kızıl Tugaylar, Polpot benzeri terör örgütleri İngiliz derin devletinin taburları konumundadır. Bu yapının girdiği her yerde kan ve gözyaşı oluk oluk akar.

Bu liste daha sayfalarca uzayıp gidebilir. Özetlemek gerekirse insanlık tarihinin son 300 yılı İngiliz derin devletinin kana buladığı bir tarih olmuştur. İngiltere tarihte 22 ülke hariç tüm dünyayı işgal etmiştir. Kendi ülkesinin insanları da dahil yüz milyonlarca masum bu ırkçı, sömürgeci, menfaatperest, acımasız, vahşi katillerin elinde can vermiştir. Tarihin en büyük soykırımlarını İngiliz Derin Devleti gerçekleştirmiştir. İngiliz halkının da büyük acılar yaşamasına sebep olmuştur. (*)

Bundan tam 100 sene önce meşhur ingiliz casusu Lawrens şöyle diyor: “Sömürgemiz olan İslam ülkelerine İngiliz vali atadığımızda insanlar bağımlı olduklarını ve sömürüldüklerini görüyorlar, cihat ve bağımsızlık derdine düşüyorlar. İslam dünyasını parça parça edelim, bu küçük küçük devletlerin başına bize bağlı yerli insanlar getirelim. onlar kendilerini kendilerinden birilerinin yönettiğini zannetsinler.”

Bu zihniyet yüzyıllardır en fazla da İslam coğrafyasına zarar vermiş kirli ve çok tehlikeli bir zihniyettir. Müslümanlar sömürgeci zihniyet gibi, birbirlerinin omuzlarına basarak üstünlük istemezler. Yöneticilerin yapmaları gereken, Kur'an ahlakına uygun olanı tercih etmektir. Bu da dostluk, vefa, sevgi etrafında birleşerek ve işbirliğinin kalıcı olmasını sağlayarak gerçekleşir.

Bugün İngiliz derin devleti Katar olayı ile, şeytanî amaçlarını gerçekleştirebilmek için eski akılsız yöntemleriyle Müslümanları birbirine düşürmeyi planlıyor. Ve İngiliz derin devletinin etkisindeki İslam ülkeleri Katar’a cephe alıyor.

Katar, Türkiye’ye zor günlerinde destek vermiş, dost bir ülkedir. Özellikle 15 Temmuz sonrasında, aramızdaki dostluk, güven ve dayanışma daha da güç kazandı. Türkiye, İslam ülkelerini birbirine düşman etme oyunlarına karşı itidalin ve vicdanın sesi olacaktır.

Bugün, fitneye alet olarak kendi din kardeşini düşman olarak görenlerin, 100 yıl önce yaşananlara bakarak oyunu anlamaları lâzım. İslam aleminin yıllardır çektiği sefalet, bu projeler nedeniyledir. Bu karanlık planları deşifre edip engelleyecek olanlar da yine Müslümanlardır.

Tüm İslam aleminin birleşmesi ve dünyaya yalnız olmadıklarını göstermeleri gerekiyor. Aksi halde, zulüm daha da artacaktır. Hiçbir İslam ülkesi, Deccalin kan dökme oyununa gelmemelidir.

İngiliz derin devletinin İslam ülkelerini birbirine düşürme oyunu mutlaka bozulmalı. Tüm İslam alemi kardeştir. Kur’an’a uygun olan, Müslümanlar arasında anlaşmazlık çıktığında aralarını bulup, düzeltmektir. Aksini yapmak derin güçlere hizmet etmektir.

Mü'minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup-düzeltin ve Allah'tan korkup-sakının... (Hucurat, 10)

Bunca sarsıntıya rağmen halâ uyanamayanlar var ve Allah bu yüzden daha şiddetli olaylarla sarsmaya devam ediyor. Sarsıntı daha da devam edecek gibi görünüyor. İslam dünyasında dava insanı çok az, çoğu kendi hevasında. Oysa kardeşiz biz; acılarımız sevinçlerimiz ortak olmalı. Artık birlik olmalı.

İslam’ın gelişmesini, Allah’ın dininin bütün dünyada nurunu tamamlamasını arzu eden Müslümanların sevgiyi, merhameti, fedakârlığı esas almaları, dünyevi çıkarlardan kaçınmaları gereklidir. Allah’ın yardımı ancak o zaman üzerlerinde olur.

"İngiltere müsaade etmez", "Amerika çok büyük güç", "İsrail engel olur"... Bu cümleler, gücün tümünün Allah'a ait olduğundan gaflette olmanın hezeyanlarıdır.

Gerçek şu ki, İbrahim (tek başına) bir ümmetti. (Nahl, 120)

Dilerim Allah, ilerlememizi hazmedemeyenlerin planlarını ellerine ayaklarına dolasın. İçte ve dışta tüm rezillerin zelil olduğuna şahit etsin.


(*) http://gundemanaliz.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Zto 2017-06-16 01:03:53

Kaç samimi müslüman gorduysem hepsi makberdedir.fitneyi fitneyle savmaya çalışan bir islam olsada olur olmasa da.ey imam edenler gelin yeniden imam edelim merkeze insan sevgisini koyalim