Hayatta öyle insanlar vardır ki vatan onların namusu, eşi ve aşiyanı.
Kısacası her şeyi…
Vatana uzanan hain ellerin olduğunu haber alır almaz koşarlar meydanlara. Ellerinde savunacak bir silahları olmadığı halde…
Onların silahları göğüslerindeki imanları ve yola çıkarken aldıkları abdest ve kıldıkları namazlarıdır.
Daha ne olsun! Maneviyatı kuşanmışlar silah onların neyine.
Tek şey kalmıştır, vatan için Allah-u Ekber deyip göğüslerini siper etmek.
Onlar kefenlerini alıp ta çıkmışlardır meydanlara…
Tek şey düşünürler. Birbirini tamamlayan tek şey
Din, Vatan, Millet, Bayrak ve Devlet

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. 
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! 
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım. 
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım. 


Belki de dönüşü olmayacaktır, bu çıktıkları yolculuğun venitekimbirçoğu için olmadı da…
Türkiye’nin dört bir tarafında 248 kişi şehit verdi bu millet.
Kara toprağın bağrında adeta gelincikler açtı. Gencecik bedenler düştü toprağa.Onlar tekrar dirilip gelseler Dünyaya, yine o manevi mertebeyi isterler “şehitlik mertebesini”.
Öyle ki artık onlar ilelebet yaşayacaklardır. Çünkü onlar Kur’an-ı Kerim’in tasvirine göre diridirler.
“Sana istediğin makberi kimler kazsın.
 Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın.”
Dizeleriyle anılırlar ve bir destan olarak tarihe yazılırlar.

Her ne kadar arkalarından ağlayan anaları,  yavukluları, kınaları solmamış gelinleri ve baba diye ağlayan yavruları olsa da artık onlar kutlu yolculuğa çıkmışlardır bir kere.
O kutlu yolculuğun sonunda Hz. Peygamber bekler onları.
Onlar için makber olmasa da olur.
“Ey şehit oğlu şehit isteme benden makber,
 Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.”
Ey al sancağa sarılı şehidim, selam olsun sizlere!
Allah sizlerden razı, Resulullah (s.a.v.) komşunuz olsun cennette!
Yine bir Çanakkale destanı yazdınız kanlarınızla.
Ay yıldızlı bayrağı dalgalandırdınız imanlarınızla.
Türkün adını duyan kâfirler korksun titresin.
Allah-u Ekber nidalarıyla yer-gök inlesin.
Şehidim sen ki bu vatanın bağrında açan gonca bir gülsün.
Sana uzanan hainlerin elleri kırılsın ve yok olsun.
Sen bu milletin dilinde bitmeyen bir duasın.
Sen toprağa gömülsen de gönüllerde yaşarsın.
Evet, selam olsun al kanlarıyla toprağı sulayan, süsleyen şehitlerimize…

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? 
Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda! 
Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda, 
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda. 


Bir de elleri öpülesi Gazilerimiz vardır. Genç-yaşlı-kadın-erkek gazilerimiz.
Tankların karşısına mertçe çıkan, gazilerimiz.
Bir canım var vatan uğruna veririm deyipte evinden çıkan gazilerimiz.
Ölürsem şehit, kalırsam gazi deyip te yurdunu savunmaya giden, direnişe katılan gazilerimiz.
Üzerlerine havadan yağan bombalara rağmen bir kahramanlık destanı yazan gazilerimiz.
Akşam normal bir şekilde evine gelen ama Cumhurbaşkanının direnişe çağırmasıyla kendilerini meydanlarda bulan milletimiz, gazilerimiz.

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın. 
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın. 
Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk’ın... 
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın. 

Dizelerini yaşayan gazilerimiz.
Bu vatanı sahipsiz sananlar bir dahabilmelidir ki bu vatan Türklerindir geçilmez, geçilemez.
O vatanı geçmek için önce Türk milletinin iman dolu göğüslerini çiğnemeniz gerekir.

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar, 
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. 
Ayrıca sizin bilemediğiniz göklerden gelen manevi yardımcılarımız vardır bizim.
“Gökten bir el inip yaşlı gözleri siler
Dalgalanır şanlı şanlı bayrağımız bizim”
Çünkü biz gücümüzü imanımızdan alırız.
Bir olan Allah’a inanır, Resulünü önderimiz biliriz.
Ve bizim yolumuz Ehli Sünnet VelCemaattir
Başka yol bilmez hep bu yoldan yürürüz
Her ne kadar batıl safsatalar koysalar da önümüze,
İslam süzgecinden geçirir tek olan hak yolu buluruz, Allah’ın izniyle.
Dahası da var:
Bizler ölürsek şehit kalırsak öpülesi elleri olan gaziler oluruz.
Ve dünya durdukça bayrağımız gönderlerde dalgalanır.
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal! 
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal. 
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal: 
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet; 
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklal!

 
Anlayacağınız bize emanet olan bu yurdu canımız pahasına da olsa bizler koruruz.
Ya siz ne olursunuz hiç düşündünüz mü, koyulacak bir adınız var mı?
Öldünüz, velev ki hayatta kaldınız.
Yoksa…
Rabbim bu millete bir daha istiklal marşı yazdırmasın.
Âmin!
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.