Kırklareli İl Müftü Yardımcısı Adnan Zeki Bıyık Kamuoyunda Cübbeli Hoca olarak bilinen Ahmet Ünlü'nün eşinin telefonlarının dinlenmesine büyük tepki gösterip bir fetva yayınladı.
 
Siyasetten, sanat aleminden, fikir dünyasından, üst düzey bürokratlardan tutun da herkes dinlenmiş. Kur'an'ın "Velâ tecessesû" (kimsenin mahremine tasallut etmeyin) ayetini  birileri fütursuzca çiğnemişler. Bu konularda hiç yazı yazmadım. Ama son duyduğum ve okuduğum olay beni bir yazı yazmaya adeta mecbur etti. Neydi bu olaylar birisi 500 küsur taltif olayı ve Cübbeli'nin eşinin dinlenmesi...Bu yazımda dinleme olayını anlatacağım. Taltif olayını bir okurumuz  caiz mi diye fetva olarak sormuş...Onu da takip eden günlerde cevaplayacağım inşaallah...
 
Gelelim insanların haremlerine girme cesaretini ve yetkisini kendinde bulan mütecavizlere...Bu kimseler aynı zamanda müstevlidirler ( Taarruzcu-saldırıcılar).
 
Bu tecessüs işini yasaklayan ayet Hucurat Süresi 12. Ayet:
 
"Ey iman edenler! Zandan çok sakının! Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Sinsi casuslar gibi ayıp aramayın! Gıybet ederek biriniz ötekini arkasından çekiştirmesin! Sizden biri, ölmüş kardeşinin etini yemek ister mi? Bakın bundan iğrendiniz. Allah'tan sakının! Hiç kuşkusuz, Allah tövbeleri çok kabul eden, rahmeti sonsuz olandır."
 
Konu ile ilgili birkaç hadis-i şerif de vermek isterim.
 
 Peygamber Efendimiz (aleyhissalatu vesselâm), pencereden kendi evine izinsiz bakmış olan bir adama, elindeki tarağı göstererek, "İçeriye baktığını bilseydim şu tarağı gözüne sokardım." buyurmuştur.
 
 İbn Abbas'ın bildirdiğine göre, Hakem b. Ebu'l-As'ı içeriye bakarken tesbit eden Peygamber Efendimiz, "Ben sağ olduğum müddetçe Medine'de oturmayacaksın!" diyerek Taif'e sürmüştür.
 
 "Hiç kimse izin almadan başkasının evinin içine bakmasın, kim izinsiz bakarsa aynen girmiş gibidir."
 
Hadislerden anlaşılacağı üzere, başkasının evinin içine bakmak, onların haberi olmadan dinlemek, evine girip birşey çalmaktan farkı yoktur.
 
İslam inancına göre, hiçbir kurum veya grup veya dini  yada gayr-ı dini teşekkül bir insanın özeline müdahale edemez. Gizli gizli onu veya ailesini dinleyemez. Bu büyük bir günahtır. Tecessüs küfür kadar ağır bir cürümdür. Asla İslamiyete gönülden inanmış, Hz Peygamberimizin ahlakını kendine mihenk taşı yapmış bir müslümanın yapacağı iş değildir. Kul hakkıdır. Ciddi anlamda bu pis işi yapan veya yapanlar dinledikleri, harim-i ismetine tasallut ettikleri şahıs veya şahıslardan helallik  almadan asla cennete giremezler. Felsefi anlamda Müslüman kardeşinin karısını kızını teknoloji marifetiyle dinlemenin, o kişinin namusuna tasallut etmek anlamına geldiğini dinleme işini yapanlar ve o emri verenler  bilmesi gerekirdi. Hangi sebep olursa olsun Cenab-ı Hak tarafında korunması farz olup devletçe garanti altına alınan 5 temel hakkın ihlali kamuda kaos oluşturur ki bu çok ciddi bir günahtır.
 
Bahsi geçen dokunulmazlar olarak da sayılabilecek  5 şey şunlardır: Can-Din-Mal-Akıl- Namusun korunması.
 
Bu telefon dinleme olayları 5 korunası haktan namusa dolaylı tecavüz etmek demektir. Çünkü dinlenen hanımefendi eşiyle yatak odasında iken de dinlenebilmektedir. Bu nasıl bir Müslümanlık anlayışı ki böyle terbiyesiz ve edep evsafından nasipsizce hareket edilmektedir. Bu insanlar, bu ahlaksız tecessüsane dinlemeleri inandıkları dine kitaba uygun buluyorlarsa biz bu kitaba inanmıyoruz. Çünkü bizim inandığımız Kitabımız Kuran, böyle bir hak tecavüzünü ağır bir üslupla yasaklamaktadır.
 
Sorarım bu dinlemeleri yapan şahıslara: "Sizin karınızı, kızınızı birileri devletin gücünü veya başka teknolojileri kullanarak dinlese hoşunuza gider mi? Bakın aynı soruyu yukarıda Kuran-ı Hakim de sormuş.
 
Bu yapılan tecavüzkâr telefon dinlemeleri, aynı zamanda kamu k-hukuku tecavüzü de sayılır. Hz Peygamber Efendimiz Kul hakkı olan şahsın cenaze namazını kıldırmamıştır. Kamu hukukuna tecavüz eden arsızın  cehennemde olduğunu beyan etmişlerdir.
 
Hal böyle olunca Yarın hesap gününde  bu dinlemeleri yapanları bu rezalete emir verenleri, eşi dinlenilen Cübbeli Ahmet Ünlü'nün  elinden kimse kurtaramaz. Daha ötede de Cübbeli ve eşi helallik vermez ise ve onun gibi gayr-ı ahlaki ve hukuk çiğnenerek dinlenilen birçok insanımız helallik vermez ise sizi zebanilerin elinden ne namazınız ne orucunuz hiçbir ibadetiniz kurtaramaz. Bunu 30 senedir Kuran ve sünneti okuyan inceleyen bir din emekçisi olarak sizlere hatırlatıyorum.
 
Ben burada ayrım yapmaksızın şunu söylüyorum: "ister devlet, ister tarikat, ister cemaat, ister filanca örgüt  ne olursa olsun kimsenin başkasının karısını kızını izinsizce dinlemeye hakkı yoktur. Bu büyük bir günahtır. Kul hakkıdır. Bu hak ihlalini resmi kurumlarda yapsa, özel gruplar devlet gücünü kullanarak da yapsa tecavüzkârdır. Bunun affı da yoktur. Ancak hakkına tecavüz edilen kişilerden helallik alınırsa ve tevbe edilirse Yüce Allah ol kişi veya kişileri bağışlar.
 
Sermayesi tecessüs olanlara Ziya Paşa şöyle seslenir:
 
Onlar ki verir laf ile dünyaya nizamat
 
Bin türlü teseyyüp  bulunur hanelerinde”
 
 
 
Teseyyüb: Lakaytlık-Tembellik
 
Harim-i İsmet: Namus Ocağı
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol