Ramazan orucu ile birlikte tutulması farz olan yedi çeşit oruç vardır. Bunlardan üçü Ramazan orucu ile diğer dördü ise muhtelif cezalı durumlarla ilgilidir.

Tutulması Farz Olan Yedi Çeşit Oruç
1.Ramazan orucu (2.Bakara–183)

2.Ramazan orucunun tutulmayan günlerinin kazası (2.Bakara–185)

3.Ramazan orucunun mazeretsiz olarak bozulması sebebiyle peş peşe tutulması gereken altmış günlük kefaret orucu. (Buhari, Müslim ve Ebu Davut’un hadis rivayeti)

4.Hata ile bir mümini veya zimmîyi öldüren kişinin vereceği diyetten başka altmış gün peş peşe tutacağı kefaret orucu. (4.Nisa–92)

5.Bir kişinin hanımını veya hanımının bir uzvunu annesi ve kız kardeşi gibi kendine ebediyen haram olan birine benzetmesi sebebiyle ceza olarak altmış gün üst üste tutması gereken zıhar kefareti. (58.Mücadele–1,4)

6.Hacda ihrama girdikten sonra bir mazereti nedeniyle tıraş olan kimsenin üç gün oruç tutması. (2.Bakara–196)

7.Yaptığı yemine riayet etmeyen kişinin köle azad etmeye, bir gün on fakiri doyurmaya veya on fakiri giydirmeye gücü yetmezse, üç gün peş peşe oruç tutması. (5.Maide–89)

Görüldüğü gibi yukarıda sayılan yedi çeşit oruçtan altısının dayanağı (mesnedi) ayetlerdir.
Mazeretsiz bozulan Ramazan orucuna karşılık tutulması gereken kefaret orucunun dayanağı ise hadis-i şeriftir.
Buhari, Müslim, İmam-ı Malik, Ebu Davut ve Tirmizi tarafından rivayet edilen aşağıdaki hadis-i şerif, Ramazan orucunu bilerek yiyenlere kefaretin şart olduğunu bildiren en önemli delildir:
 
Ebu Hureyre (r.a.) anlatıyor: “ Resulullah (a.s.)’a bir adam geldi ve “Ey Allah’ın Resulü, helak oldum.”dedi. Aleyhissalâtü vesselam:

“Seni helak eden şey nedir?” diye sorunca:

“Oruçlu iken hanımıma temas ettim.” dedi. Bunun üzerine Resulullah’la aralarında şu konuşma geçti:

“Azad edecek bir köle bulabilir misin?”

“Hayır!”

“Üst üste iki ay oruç tutabilir misin?”

“Hayır!”

“Altmış fakiri doyurabilir misin?”

“Hayır!”

“Öyleyse otur!” Biz bu minval üzere beklerken, Aleyhissalatı vesselam’a içerisinde hurma bulunan bir büyük sepet getirildi.

“Soru sahibi nerede?” diyerek adamı aradı. Adam:

“Benim! Buradayım’”deyince, Aleyhissalâtü vesselam:

“Şu sepeti al, tasadduk et!”dedi. Adam:

“Benden fakirine mi? Allah’a yemin ediyorum, Medine’nin şu iki kayalığı arasında benden fakiri yok!”cevabını verdi. Bunun üzerine Resulullah güldüler ve:

“Öyleyse bunu ehline yedir!”buyurdular” (Prof. İ. Canan, Kütüb-ü Sitte, c:9, s:171, 3227. hadis)


Bu hadisten şu hükümler çıkarılmıştır:
Bilerek ramazan orucunu mazeretsiz bir şekilde bozan kimse imkânı varsa bir köle azat eder, yoksa arka arkaya altmış gün oruç tutar. Buna da gücü yetmiyorsa bir fakiri altmış gün veya altmış fakiri bir gün doyurur. Günümüzde köle azat etme imkânı olmadığına göre sırayla ikinci ve üçüncü şartlardan biri yerine getirilmelidir Dört mezhebe mensup müçtehit imamlar kefaret orucunun farz olduğu konusunda hemfikirdirler.

Günümüzde bazı din bilginleri, Kur’an’da yer almadığı gerekçesiyle kefaret orucunun gerekli olmadığını savunmaktadırlar.

Dini konularda eksik bırakmak istemeyen kişi şöyle düşünür:
Acaba ne yapsam Allah’ı gerçekten hoşnut etmiş olurum? Acaba ibadetlerimde bir eksiklik kaldı mı? Şunları şunları da yapayım da ahirette yüzüm kara olmasın.

Tabii olarak böyle düşünen kimseler, iyi niyet sahibi bin kişiden dokuz yüz doksan dokuz kişinin üzerinde fikir birliği yaptığı fetvaya uyarlar. İyi niyetle de olsa binde birin fikrine uymak riskli bir iştir.

Bakara suresinin 184. ve 185. ayetlerinde  “hasta” ve “yolcu” olanların tutamadıkları oruçlarını kaza edecekleri bildirilmiştir. Hastalık ve yolculuk gibi mazeretlerin, tutulamayan orucu kaza etmek için sebep teşkil etmesi de gösteriyor ki, sebepsiz yere Ramazan orucunu bozmanın karşılığı tek başına kaza olamaz. Ebedi hayata hazırlanan Müslümanlara tavsiyelerde bulunurken dikkatli olmak gerekir.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.