Unutulan sünnetlerden, itikaf…
Îtikâf, lügatte, bir şey'e devam etmek, bir şey'i bekleyip durmak mânasına gelir. Istılahtaki mânası ise, 5 vakit cemaatle namaz kılınan bir camide, ibâdet niyetiyle durmak, ikâmet etmek anlamlarına geliyor.

Îtikâfa giren kimseye ise, mûtekif veya âkif deniyor.

Mezheplere göre itikafın tarifi ve şartları farklı olsa da ortak nokta: Bir süreliğine de olsa ibadet amacıyla oruçlu yada oruçsuz bir şekilde erkekler için namaz kılınan mescitte; kadınlar için ise perde çekilmiş bir şekilde mescitte ya da evlerinin bir köşesinde ibadet niyetiyle vakit ayırmaları olarak yerine getirilmesi gereken bir ibadet.

Hanefilere göre; Cemaatle namaz kılınan bir mescitte oruçlu ve itikâfa niyet ederek beklemek.

Malikilere göre: Temyiz çağındaki Müslüman bir kimsenin, herkese açık olan mescidde oruçlu olarak cismani arzulardan uzak kalarak ibadet kasdıyla ve niyetli olarak, bir gün bir gece veya daha fazla bir zaman kalmak.

Şafîlere göre: Belirli bir kimsenin niyet ederek mescidde kalması.

Hanbelilere göre ise İtikâf, özel bir şekilde, Müslüman, akıllı, mumeyyiz, guslü gerektirecek şeylerden temizlenmiş kişilerin Allah’a itaat etmek için mescidde kısa bir sürede olsa kalması demektir.

Unutulmuş bu sünneti ihya etmek için itikâf ibadetini 9 Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Hukukçusu Yard. Doç. Dr. İsmail Acar ile konuştuk.

Dinihaberler.com – İtikâfın aslı nedir? Peygamberimiz nasıl yapardı? Bu konuda neler söylersiniz İsmail Hocam?

Yard. Doç. Dr. İsmail Acar - İtikâf, ibadet ve tefekkür etmek amacıyla belli bir süre için bir Müslümanın kendini mescide hasretmesidir. Her konuda olduğu gibi özellikle ibadetlerde bizim örnek alacağımız kişi Hz. Peygamberdir. O, Medine'ye hicretten sonra Ramazan ayının son on gününde mescide çekilir, vaktini orada ibadetle geçirir, orada yatıp kalkar ve orada yiyip içerdi. Tabiiihtiyaçları dışındabu sürede içinde dışarıya çıkmazdı. Aynı şekilde ailesine de Ramazanın son on gününde biraz daha fazla ibadet etmelerini tavsiye ederdi.

Bizim nasıl itikâf yapacağımıza gelince, Hz. Peygamber nasıl itikâf yapmışsa bizim de öyle yapmamız veya yapmaya çalışmamız gerekir. Bu bağlamdabizim yapacağımız itikâf;mümkün olduğu kadar dünyevi haz ve isteklerden uzaklaşarakibadet etmek,Cenab-ı Allah’ı tefekkür etmek ve bir bakıma mescitte inzivaya çekilmektir.

Kişi itikâfta, kendi manevi hayatının muhasebesini yapabilir: “Ben hayır adına ne yaptım, ne yapıyorum ve bu konuda hayatımın seyri nereye doğru gidiyor? Allah katında makbul bir kul olmak için daha nelere dikkat etmeliyim? Şu ana kadar yaptığım hatalar nelerdir, onlar için pişmanlık duyuyor muyum? İşlediğim günahlar için Allah'tan aff dileğinde bulunuyor muyum? Üzerimde olabilecek kul hakkı için helallik talebinde bulundum mu?” gibi kendini gözden geçirecek faaliyetlerde bulunabilir. Kısacası "hesap günü" hesaba çekilmeden önce kendi muhasebesini yaparak kendini gözden geçirebilir.

Eksik kalmış ibadetlerini yapabilir. Varsa kazaya kalmış namazlarını kılar. Yoksa nafile namaz kılabilir. Kur'an okuyabilir. Kur'an mealiveya bir tefsir okuyabilir. Yani itikâfa giren kişi kendini ibadet,  tefekkür ve zikreodaklamalıdır.
 
Dinihaberer.com - Belli bir yemek tarifi var mı? Halk arasında sadece zeytin, hurma, ekmek gibi şeyler dışında bir şeyin yenilmesinin doğru olmadığı söyleniyor.

Yard. Doç. Dr. İsmail Acar–Belli bir yemek şekli ve adı yok tabi ki. Daha hafif yemekler olması tercih edilir. Bu noktada itikâfa giren kişi kendisine getirilen yenmesinde dinen sakınca olmayan her çeşit yemeği yiyebilir. Ama hafif olmasında fayda var. Çünkü itikâf esnasındavücudun fiziki hareketleri azalacağından buna bağlı olarak metabolizma daha az enerji harcayacaktır. Dolayısıyla hafif yiyecek ve içeceklerin tercih edilmesi daha uygundur.

Dinihaberler.com - İtikafta on gün şartı var mı?

Yard. Doç. Dr. İsmail Acar - Peygamberimizin uygulaması Ramazanın son on günü şeklinde.  O'nun bu fiilini yorumlayan mezhep imamlarının farklı görüşleri vardır. Bu çerçevede illa tam olarak on gün yapma şartının olmadığını görüyoruz. Bir iki saat, yarım gün, bir gün, birkaç gün veya tam olarak on gün yapılabilir. Öğleden akşama kadar da olabilir; Gece sahur ile başlayıp iftara kadar yapılabilir. Kısacası, yapılabilirse on gün. Yapılamıyorsa mümkün olan bir, iki, üç, beş gün veya daha kısa bir süre yapılabilir.

Dinihaberler.com - Cep telefonu, tablet veya dizüstü bilgisayarı gibi teknolojik aletlerle itikâfa girmek uygun mu?

Yard. Doç. Dr. İsmail Acar - Doğru değil tabi ki. Burada insan kendini ibadete vakfedecek. Ama cep telefonu ve benzeri cihazlardan Kur’an dinlemek, meal veya tefsir okumak gibi bir niyetle bu aletleri yanında tutmasında bir sakınca yoktur. Fakatbu tür aletlerin itikâf esnasında faydasından ziyade insanı dünyaya bağlama riski vardır:olur-olmaz cep telefonunuz çalabilir, mesaj gelebilir veya internetten Kur'an tefsiri ararken gözününüz başka bir şeye ilişip sizi ibadetten alıkoyabilir.

Bu nedenle itikâfın amacından ve hikmetinden uzaklaştıracak hallerden uzak durmak gerek. Mümkün olduğunca sade bir şekilde itikâfa girmekte fayda vardır. İtikâfta maddi arzuların değil manevi ihtiyaçların karşılanması işin esasını ve hikmetini oluşturur. Bu hikmete ters düşecek her tür dünyevi bağlantılardan mümkün olduğunca uzak durmak makbuldür.

Dinihaberler.com - İtikâfa giren kimse günlük işlerini yapabilir veya var olan işine gidebilir mi?

Yard. Doç. Dr. İsmail Acar – Hayır gidemez. İtikâfa giren kendisini sadece ibadet, tefekkür ve zikre adayacak. “İşe gideceğim” dediği andan itibaren artık itikâf niyetinden ayrılmış;camiden dışarı çıktığı anda daitikâftan çıkmış olur. Çalışan kişi ya izine ayrılacak veya işine gidebilecek şekilde kısa süreliğine itikâfa girecektir. Mesela gece boyunca itikâfa girip sabah işe gidebilir: Evde iftarını yapar sonrasında camiye itikâf niyetiyle gider ve orada teravihini kıldıktan sonra sahura kadar camiden çıkmadan ibadetini yapar, tefekkür eder, Kur’an okur, sair ibadetlerle meşgul olur, uykusu gelince de orada uyuyabilir. Tabi caminin fiziki şartları buna uygun olması lazım. İmam odası, sermafil veya eski camilerdeki pencereler bu iş için uygun yerler olabilir. Birde yanlış anlaşılmaların önüne geçmek için caminin görevlilerine bu durumun iletilmesinde fayda vardır.

Dinihaberler.com - Kadınların itikâfı nasıl olacak?

Yard. Doç. Dr. İsmail Acar –Kadınların camide itikâf yapmaları gerekmez. Evlerinin uygun bir odasında itikâfa girebilirler. Niyetlerini korumak şartıyla diğer odalara gitmeleri veya ufak tefek ev işleri yapmaları itikâflarına engel değildir. Çok gerekli olmayan günlük işlerden o esnada uzak durmaları gerekir. Kadınlar da aynı şekilde ne kadar itikâfta kalmak istiyorsa ona niyet ederekitikâfa girebilirler.

Dinihaberler.com – Peygamberimiz her Ramazan ayında itikâfa girdi mi?

Evet, Peygamberimizin Medine’ye hicret ettikten sonra her Ramazan’da itikâfa girdiği ve ailesini de teşvik ettiği hadis kitaplarında rivayet edilmektedir. Özellikle onları gece ibadetine kaldırdığını görüyoruz. Dolayısıyla itikâf Hz. Peygamber'in pek terk etmediğimüekked bir sünnettir. Fakat günümüzde bu konu biraz ihmal edilmiş gibi gözüküyor.

Dinihaberler.com – İtikâfta oruçlu olma şartı var mı?

Peygamberimizin özellikle Ramazan ayında itikâfa özen göstermesi bu uygulamanın oruç ile beraber yapılan bir ibadet olarak algılanmasına sebep olmuştur diyebiliriz. Sair zamanlarda da itikâfa girilebilir. Fakat Ramazan orucunu tutarken itikâfa girmek daha faziletlidir. Böylece büyük ihtimalle Ramazanın son on gününde saklı olan Kadir gecesini idrak edip o gecede daha fazla ibadet etme şansı yakalanmış olur. 

Dinihaberler.com - İtikâfta konuşulabilir mi?

Yard. Doç. Dr. İsmail Acar - Dini amaçlı olmak kaydıyla bir halka oluşturup ders yapılabilir. Gurup halinde ahlak ve fazileti teşvik eden konuşmalar yapılabilir. Toplu halde dini ilimler okunabilir. İçlerinden biri bir sunum yapabilir. Fakat dini konularda tartışmaya girmek itikâfın hikmetine uygun değildir.

Dinihaberler.com – İtikâfın ibadet dışında kişiye gündelik hayatında faydası neler olabilir?

Yard. Doç. Dr. İsmail Acar - Günümüz modern insanı çok fazla gerilim ve strese maruz kalıyor. Kişinin kendini itikâf esnasında hesaba çekmesi onu bu tür stres ve gerilimlere karşı daha dayanıklı hale getirir. Daha sabırlı yapar. Günümüz insanı sudan bahanelerle kavga edebiliyor. Trafikte çok basit bir yol vermeme yüzünden kavga çıkıp insanlar birbirlerinin hayatına kastedebiliyorlar. En ufak tartışmada haddinden fazla öfke gösterilebiliyorlar. Bu kişiler sakin bir kafayla ne yaptıklarını kendi kendilerine sorabilseler bu tür sudan bahanelerle kavga etmezler. Kendi hareket ve eylemlerini sorgulayabilen insan hemcinslerine karşı daha merhametli,daha insani olur. Böylece toplumda kişiler arası ilişkiler yumuşar. Huzur ve sükûn ortamı aslında tabii bir ihtiyaçtır. Bu konunun dini referanslarını bilmeyen insanlar karşılaştıkları stres ve manevi yorgunluğu "yoga" vb. faaliyetlerle gidermeye çalışıyorlar. Hâlbuki itikâfa giren kişi hem stres ve gerilimden uzak bir zaman geçirir hem de bu fiilinden dolayı sevap kazanır. Maalesef unutulan bir sünnet: Bu ibadeti gündemde tutmanın manevi kazancının yanında toplumsal faydasının da olduğu kanaatindeyim.
.
 
 

 

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
adem hoca 9 ay önce

önce bir maneviyatı öğrenelim.paylaşmayı birbirimizi sevmeyi öğrenelim.

Avatar
dadas 9 ay önce

soruya bak..itikafta oruclu olma sarti varmi...yok..ramazand aitikafa giriyon ama oruc tutmuyorsun..orus yiyor itikaf yapiyosun...soruya cok guldum ya...hocada ciddiye alip cevaplamis...

Misafir Avatar
dadaş denen salak 9 ay önce @dadas

soruyu soran konuyu bilerek soruyor anlamadın mı. soran cahilliğinden değil mileti bilgilendirmek amaçlı sorar. cevabını okusan anlardın oruçsuzda itikafa girildiğini. gerizekalı az daha yazıyı okusan iftardan sahura kadar veya bir süreliğine dahi itikaf olduğunu görürdün. iftardan sahura kadar olan vakitte milleti oruçlu itikafa sokacak kadar salak olamazsın. aptal

Beğenmedim! (1)

banner205