Son günlerde Diyanet hakkında her önüne geleni yazan, aklına geleni konuşan insanların hırçınlık dolu çırpınışlarını gördükçe Kurumuma olan sevgim, mensubiyetim daha da güçleniyor.  Diyanet bu toplumun birliği beraberliği için çalışmaktan başka ne yapmıştır?

Diyanet'e karşı bu hırçınlığın, akıl almaz maksatlı saldırıların anlamı nedir?

Diyanet, bu ülkenin ve islam aleminin birliğini, beraberliğini savunan, öneren bir kurum olmanın da ötesine geçmiş Avrupa da, Asya da, Afrika da kardeşliği bizzat tesis eden adımlar atmıştır. Küresel vizyon ve hedefler koymuştur. Bizden başka hiç kimse yapamaz diyen anlayışlar kem nazarlarını diyanet hizmetlerinin üzerinden ne zaman çekecekler?

Malum gazetenin köşe yazarı Ali ÜNAL yazısında vatandaş ağzıyla soruyor;

“Diyanet, geçtiğimiz Cuma şehidler için yardım topluyordu. Bir vatandaşımız, "Önce Mehmet Görmez altındaki 1 milyonluk arabayı versin, sonra bizden yardım istesin!" tepkisinde bulundu. Evet, vatandaşımız, evvel DİB başkanının ve mensuplarının yardımlarını görmek, duymak istiyor!”

Kurumu tanımayan, bu kurumda çalışanların fedakarlıklarını ve gayretlerini görmezden gelen değersiz bir yazı olduğu ilk bakışta anlaşılıyor ama mademki Ali Ünal kendisi değil de vatandaş merak ediyor görmek duymak istiyor.

O halde doğrusunu yazmak gerek, eymeden bükmeden, niyetin neyse o şekilde;

Kastedilen Cuma günü yardım nereye toplandı ? Türkiye Diyanet Vakfımızın yardım yazısının  işte konusu:

 “Başta Bayırbucak Türkmenleri olmak üzere Suriye ve Irakta mağdur olan din kardeşlerimiz ile tüm mültecilerin ve ülkemizde son zamanlarda meydana gelen terör olaylarından etkilenen kardeşlerimizin temel ihtiyaçlarının karşılanması maksadıyla… yardım toplanması.

Aziz Şehitlerimiz bu yardımın konusu değildi, hutbeyi bile doğru dinlemediği ortada olan bir kişinin bu konudaki değerlendirmeleri ne kadar inandırıcı olur. Kendi söyleme cesareti olmayanların vatandaşın ağzından söyledikleri ifadeler defalarca yalanlanmışken, tüm bu ifadeler Diyaneti yıpratmaya, itibarsızlaştırmaya yöneliktir. Kim ne derse desin.  Bu yazı özellikle Bayırbucak Türkmenlerine giden yardım tırlarının önünü kesen anlayışın talihsiz bir tekrarıdır.

Diyanet mensuplarının hayırda örnekliğini ve öncülüğü başta aziz milletimiz bilmektedir.  Diyanet mensupları iyi günde, kötü günde hep devletinin ve milletinin yanındadır. Değil malını vakti geldiğinde bu uğurda canını vermeye hazırdır. Tarih bunun şanlı örnekleriyle doludur.

Varolsun Diyanet! Varolsun Türkiye!

 

 

 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Arslan 2016-02-09 22:31:06

Siz himmet paralarının!hesabını verin önce alçak hainler,utanmaz herifler. .......

Avatar
Sadi 2016-02-09 18:34:19

Bravo kardeşim. Kalemine, gönlüne sağlık

Misafir Avatar
37000 2016-02-10 11:18:15 @Sadi

siz hala yazıp konuşabiliyormusunuz

Beğenmedim! (0)
Avatar
recep 2016-02-10 00:45:47

Siz önce kurbanlık hayvsnlarin resmi üzerinden topladiginiz milletin o güzel duygularini kendi cikarlariniz aşina istismar ettiğiniz o paralarin hesabini verin. Ondan sonra diyanete dil uzatin. Tabii ağzinizdaki dil doğruyu ifade edebilecek cesaretteyse

Avatar
niyazi 2016-02-10 10:56:23

mezkür isme şöyle bir soru tevcih etmek i̇sti̇yorum. din adına konuşan değerli arkadaş, peygamberimiz adına kesildiği iddia edilen kurbanlara yirmi kişlik hisse tertip edildiğini ben biliyorum. böyle bir şey fıkhın neresinde var. işe böyle başladınızdı millet, din ve devlet adına kuracak bir cümleniz yok boşuna ççırpınmayın

Avatar
Nizam 2016-02-10 17:35:05

Yüreğinize sağlik hocam.Bazı parazitler Mensubu olmaktan gurur duyduğumuz DİB dil uzatmadan aynaya baksınlar.Tabi aynaya bakacak yüzleri varsa.Kimin kime hizmet ettiğini milletimiz gayet iyi biliyor.