“Allah katındaki değerinizi bilmek için sizi yeryüzünde görevlendirdiği işlere bakın.” Derdi kıymetli bir hocamız ve eklerdi “Allah kendi dini için sizin elinizle fidanlar yetiştirmek ister.” Şimdi birkaç hafta sonra ışıl ışıl gözleri ile karşımızda duracak olan çocukları düşününce hocamın bu sözlerini hatırlayıverdim. Kim tarafından ve ne için görevlendirildiğimiz belli olduğuna göre bizi amaca götürecek yolları hep birlikte düşünmeye geldi sıra değil mi?

Amacımız “Allah için fidanlar yetiştirmek” lakin önümüzde çok da net olmayan karışık bir tablo, yığınla soru, bir de miniklerden dinlediğimiz istekler var. Siz neler duydunuz bilmem ama benden istedikleri şeyler kendileri kadar güzeldi.

 Bu tabloda dikkatimizi çeken ilk şey pek çoğumuzun uzun bir süre sonra resmi yollarla ilk kez karşılaşacağı 5-10 yaş grubu çocuklar oluyor. Bugüne dek bir kısmını dini eğitim veren kreşlere, sübyan mekteplerine emanet ettiğimiz, bir kısmı ise yaz Kur'an kursu tecrübesini hiç tatmamış bu çocuklar bu yaz ki çalışmamızın büyük bir kısmını teşkil edecek, etmek zorunda. Çünkü bizden yetiştirmemiz istenilen fidanlardır bunlar.


√ İkinci husus ise bizim bildiğimizi başkalarının bilmediğinin farkında olmak. Camiadaki gelişmelerden biz gün be gün haberdar olsak da toplumun büyük bir kesiminin bu yaş gurubuna dair gelişmelerden bihaber olduğunu hatırda tutmalıyız. Öncelikli olarak kurs öğreticilerinin, imamların, bu işe gönül vermiş kimselerin elinden geldiğince duyuruda bulunması, katıldığı meclislerde konuyu buraya bağlayıp gerekli teşviklerin ebeveynlere yapılması gerekmektedir.

Toplumdaki genel kanaat küçükler camiye büyükler kursa gönderilir şeklinde olunca “ İmam küçük çocukları kabul etmezse ne olacak?” sorusu da benim gibi sizlerin de sık duyduğu bir soru olacak. Hal böyle olunca geçmiş uygulamalardan kalan bu imajı silmek için imamlarımızın görevi bir kat daha artmakta. İmamlarımız cemaate bu konuda bilgi vermeli, açıklama yapmalı, işin ciddiyeti ve resmiyeti vurgulanmalıdır.

√ Tablodaki netliği ortadan kaldırıp hepimizi düşündüren üçüncü husus ise sanırım muhatabımız olan çocukların farklı yaş gruplarından olmaları. Resmi olarak 5 yaştan itibaren her çocuğu kayıt yapmamız gerektiği için bu çocuklara gelişigüzel değil ciddi bir emek vermek de bizlere farz oluyor. 

Bunun için atılacak ilk adım 5-7 yaş çocuklarını bir grup, 8-10 yaş çocuklarını bir grup yapmaktır. (not: yazının devamında birinci ve ikinci grup olarak bahsedilecektir)

*Aynı mekânda bu iki yaş gurubunun aynı anda ders yapması mümkün olamayacağı için ya en az iki kişi görev almalı, ya da ders saatleri ayarlanmalı ( sabahleyin 8-10 yaş, öğle ikindi arası 5-7 yaş gibi) ders saatleri öğleden önce bitmeyen gruplar için ek ders uygulaması olmalıdır. 

*Kur'an Kursu’nun bulunduğu mahallelerde (ya da birbirine yakın iki caminin olduğu mahallelerde) imam ve kurs hocalarının kendi aralarında istişare edip çocukları yaş gruplarına göre ayırmaları da mümkündür. Benim kanaatim böyle durumlarda 5-7 yaş grubu dediğimiz birinci grup ile bayan öğreticilerin ilgilenmesinin daha uygun olduğu yönündedir.

*Kurs öğreticileri ve imamlar mevcut mekânı gözden geçirip eksikleri tespit etmeli bunların giderilmesi için çalışmalara başlanmalıdır. Özellikle ikinci grup için şayet yoksa onlara hitap edecek küçük bir kütüphane hazırlanmalıdır. Kütüphanenin hazırlanmasında dilekçe ile müftülüklere yahut başkanlığa müracaat edilmesinin ve görev mahallindeki kitabevleri ile görüşülmesinin faydası olacaktır.

Bu yaz için bizleri endişelendiren bir diğer husus da bu yaş grubu hakkında tecrübelerimizin azlığı olsa gerek. Yaza kendinden emin bir şekilde başlamak için eksiklerimizi bir an önce gidermeliyiz. Bu noktada il ve ilçe müftülükleri acil bir organizasyonla personeli seminerlere tabi tutmalı, bu seminerlerde okul öncesi eğitimi almış kimselerden faydalanılmalı, bundan sonraki süreçte de okul öncesi eğitimi sertifikası olan imam hatip mezunu olan kardeşlerimizin öncelikli olarak değerlendirilmesi de bir kriter olmalıdır.

*Bu bağlamda birinci ve ikinci grup için çocukların gelişim seyri göz önünde bulundurularak başkanlıkça yeni öğretici kitapları hazırlanmalı bu mümkün olmasa bile öğreticilere bu yaş grubunun eğitiminin inceliklerine dair görsel yönü ağırlıklı bir materyal dosyası sunulmalıdır.

* “Tüm bunlar yeter mi?” derseniz elbette yetmez. Kursun, caminin fiziki şartlarına, maddi imkânlarına, sizin ilgi alanlarınıza göre yapılabilecek hazırlıkların seyri de değişebilecektir. Baştan kabul etmeliyiz ki eski usullerle ve ezberci bir mantıkla bu yazı geçiremeyiz. 

Bu yazıda 5-10 yaş grubu yeni bir alan olduğundan ve 10 yaş üzeri çocuklarda din eğitimi konusu ayrı bir yazı konusu olacak özelliklere haiz olduğundan bilerek değinmedik. Yazı dizimizin üçüncü yazısında 5 ila 10 yaş arası çocuklara eğitim verirken nelere dikkat etmeliyiz, hangi yöntemleri ve materyalleri kullanmalıyız, çocuklarla iletişimde hangi hususları göz önünde bulundurmalıyız, bu yaşlardaki çocuklar için yapılabilecek faaliyet örnekleri ve karşılaşacağımız sıkıntılar neler olabilir v.b. konulara değineceğiz. 

Bu arada çocukların duygu ve düşünce dünyasına biraz daha yaklaşabilmek adına    birkaç kitap okuyabiliriz. Mesela Motorlu Kuş yahut Küçük Şehzade ile başlayabiliriz bu okumalara.  Sakın “Büyükler çocuk kitabı okur mu ?” demeyin bu üsluptan öğreneceğimiz çok şey olacak..

1: Hocamız “Hiç şüphesiz Allah her dönemde bu dinin toprağına yeni fidanlar diker ve onları kendisine ibadet etmeye yöneltir." (Süneni İbn Mace, Rasulullah'ınSünnetine Uyma Babı,H. No: 8, c. 1, s. 5.) hadisine atıfla bu cümleleri kurardı.



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.