Bayan İrşat Görevlileri ve Umre Sariye DEMİR sariyedemir@mynet.com16 Şubat 2012 Perşembe 13:22
Umrenin sözlük anlamı, ziyaret etmektir.
Dini terim olarak ise, hac vakti dışında Kâbe-i Muazzama’yı ve Mekke’deki diğer kutsal yerleri ziyaret etmek; ihrama girerek Kâbe’yi tavaf etmek, say yapmak ve tıraş olmak dermektir.
Evet! Hayatı yeniden imar etmek ve yeni bir hayata yelken açmak için bir fırsattır umre.
Bu yıl Diyanet çok güzel bir projeye daha imza attı. Kur’an Kursu Öğreticilerini “Bayan İrşat Görevlisi” unvanıyla kutsal beldelere görevli olarak göndermektedir. Ve ilk tur başladı. Şu an mübarek topraklarda Umre ibadetini yapan kardeşlerimizle beraber görevli olarak giden bayan hocalarda orada… Başkanlığımız; maddi- manevi ve sosyal olmak üzere birçok boyutu olan bu ibadette “İrşat Ekibi” sıfatıyla şu an kutsal topraklarda olan meslektaşlarımla bundan sonra gidecek olanları onure etti. Allah’ın misafirlerine hizmet etmek için Allah’ın davetçileri olarak o kutsal yerlere gitmek gerçekten çok güzel bir duygu. Rabbim herkese nasip etsin. Başkanımızdan ve emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Bu vesileyle 1-4 Şubat tarihleri arası Antalya’da Bayan İrşat Görevlilerine seminer düzenlendi. Çok değerli hocalarımızın birbirinden güzel dersleriyle heyecan dolu bir gönül ve yapılanmış bir ruhla Umre yolculuğuna hazırlandık. Mekke’ye selam verebilmek, Resulullah (Sav) ’ın diliyle sen çok güzelsin Mekke! diyebilmek adına… Ayrıca Mescid-i Haram’ da görevli olmak orada Rabbimizin misafirlerine hizmet etmek, manevi iklimi yaşamak ve yaşatmak. Olağanüstü ve çok güzel bir duygu.
Kime ki Kâbe nasip olsa Huda rahmet eder
Her kişi hanesine sevdiğin davet eder
Daha gitmeden yenilendiğini hissetmek, gönlünü oradaki manevi deryaya şimdiden daldırabilmek. Yeniden kendini ve hayatını imar etmek için Mikat mahallinde Kalu Belaya bir atıf olmak üzere ahdi yenilemek. Adeta Allah ile tekrar sözleşmek. Ve İhrama girerek helallerden dahi uzaklaşmak. Tertemiz bir ruh ve kavi bir iman ile Allah’ın davetine icabet ettiğini ifade edercesine.
“Haccı ve umreyi Allah için tam yapın…”(Bakara196) emrine uyarak …
Ve müthiş bir an! Kabe-i Muazzama’nın yanına gelince dillerin lâl olması yani huzuru ilahide olmanın verdiği büyük bir iştiyakla gönülden dökülen dualar ihsan mertebesinde… Resulullah (sav)’ın ve ashabının yaptığı duaların eşliğinde.
Ve işte KÂBE!
Cemalini seyretmenin dahi ibadet sayıldığı muhteşem YAPI! Ey Kâbe! Sen çok güzelsin diyebilmek! Ve sana tertemiz bir ruhla gelebilmek!
Hz. İbrahim, Hz. Hacer ve oğulları Hz. İsmail’den müminlere miras kalan siyah örtülü GÜZEL KÂBE! Ve köşesinde Bismillahi Allahu Ekber sözleriyle istilam edilen, Allah’ın büyüklüğü karşısında kulların acziyetini anladığı Hacer-i Esvet!
Ey Kabe! Seni görmek büyük bir bahtiyarlık olsa gerek!
Hz. Âdem(AS)’den Hz. Muhammed(SAV)’e dek Peygamberlerin kademlerine yüz süren Mekke toprakları!
Hz. Peygamberin elli yıl teneffüs ettiği o güzel manevi atmosfer!
“Diyanet Teşkilatı’nın İrşat Ekibi” sıfatıyla o güzel mekanlara gitmek çok güzel ve mutluluk verici.
Bu yıl Umre döneminde yaklaşık 300-350 bayan irşat görevlisi Umreye giden vatandaşlarımıza dini konularda hizmet edecekler ve hep beraber Resulullah’ın doğup büyüdüğü yerleri görecekler. Vahyin kalbinin ilk attığı yerleri ziyaret edecekler.
O mübarek beldelerde Umre ibadetlerini en güzel şekilde yaparak heybelerini maddeden ziyade manevi azıklarla dolduracaklar inşallah! Hatta Kâbe’yi ve Ravza’yı hayatlarının her alanına taşıyacaklar.
Diller Allah derken kalpler ona tempo tutacak ve öyle bir an gelecek ki diller ebkem olup kalpler Allah Allah diye çarpacak. Konuşacak ama malayani değil. Dedikodu- gıybet hiç değil.
Öyle olacak ki “dışı halk ile olurken içi hakla beraber olup” O’nu anıp O’nu yaşayacak. Ve oralarda gönlünden kötü emel dahi geçmeyecek.
Selam sana Ey Mekke!
Bekle! Gelecek! Taht kurduğun gönül. Günahlarından arınacak, O mana atmosferinde.
Ve Medine!
Ravza-i Mutahhara! Resul-ü Zişan orada! Ümmetin Seni ziyarette Ve diri olana selam verircesine Esselamu Aleyke Ya Rasulallah Esselamu Aleyke Ya Habiballah Esselamu Aleyke Ya Seyyidel Evveline Velahirin.
Deyip selam vermek ve o güzel iklimde. Ravza nöbeti gibi çok büyük ve özel bir hizmete merhaba diyebilmek.
Görmek ve yaşamak.
Resulullah(sav)’ı dünya gözüyle görememenin vermiş olduğu bir hüzünle Resulullah (sav)’e merhaba diyebilmek!
Belki de hasretin ve özlemin son bulması, Sevilenle buluşabilmek.
Arınmış bir halde, duru bir imanla En güzeli bilmek, En güzeli yaşamak, En güzeli görmek, Gitmek, fakat tüm acizliğini idrak ederek!
Dönmek! Mana azığını sırtına yükleyerek!
Resulü görmenin heyecanıyla,
Gönülden, dört elle hizmete koşabilmek!
Haydi, irşat ekibi! İşte Diyanet’in sunduğu çok özel bir fırsat.
Hizmet eden hezimete uğramaz anlayışıyla hizmet verebilmek.
Seminere damgasını vuran şu sözler aklımızdan hiç çıkmasın.
“Allah katında derecenizi öğrenmek istiyorsanız hangi işle uğraştığınıza bakın.”
İnşallah! Hizmeti hakkıyla eda edip Umre İbedetini hayırlısıyla ifa edenlerden oluruz.
Ya Rab! Sana binlerce hamd ve sena olsun!
Bizlere böyle güzel görevlerde hizmet etmeyi bahşettiğin için!
Ve bizleri Müslüman olarak yarattığın ve yaşattığın için.
Köşe Yazısı Yorumları Yorum Ekleyenge kalemine Allah güç versin yazılarını takip etmeye çalışıyorum. Beğeniyorum.Allah rıza-yı bari için yazmayı mahşer gününde de karşılığını görmeyi nasip eyleye.Bayan hocalarımızın İrşad görevlisi olarak gitmeleri gerektiği teklifini DİB'e biz DİN BİR SEN olarak teklif etmiştik, yani bayan hocalarımızın kepçeci gibi hizmetçi sınıfında olmalarına gönlümüzün razı olmadığını iletmiştik. ilhan demir - 2012-03-15 07:40:24