Seviye Belirleme ve Yeterlik Kitabını Hediye Ediyoruz!!!
Diyanet Haberler
GÜVENLİK SİSTEMLERİ
Son Dakika
İmama Cehalet Yakışmaz! Binlerce memuru rahatlatacak düzenlemede ışık göründü Başörtülü karaktere dizilerde yer yok İmamların Dikkat Etmesi Gereken Hususlar Bünyamin TURGUT'u Tanıyalım Yazmak, şifa getirir! ATM'ler eksik para veriyor Kamu kurumlarında kaç memur çalışıyor? Bandırma'da Camiler Engelsizleşiyor Kamer Genç yine ipin ucunu kaçırdı.
İmama Cehalet Yakışmaz!
 
Binlerce memuru rahatlatacak düzenlemede ışık göründü
 
2012 Yılı Yaz Kuran Kursları Uygulama Esasları Belli Oldu
 
Fahirilere Bir Müjdeli Haber Daha!
Cüneyt KULAZ
 
Cami Görevlilerinin Görevleri ve Hedef Kitlesi
Cüneyt KULAZ
Iğdır İl Müftüsü
9 Kasım 2011 Çarşamba 02:02
Facebook
Google
Twitter
Yazdır
Cami:

Cami, din hizmeti için bir mekân, inanç hayatının yaşandığı, başka mekânlardan ayrı özellikleri olan, her yaş ve gruptan insanın inancını yaşamak için girebildiği yer.

Caminin manevi iç teneffüs (hacim) alanı ile insanların iç dünyasının uyum sağladığı, ibadet amaçlı, düşünce, amel, cemiyet hizmetinin ifa edildiği, hastanın, yoksulun, yetimin, yolcunun, âlimin, fakihin, sofinin sığınak alanı, edebin, ahlakın, sevginin, saygının buram buram koktuğu, ilmik ilmik çocuklara, bayanlara, gençlere, yaşlılara aktarıldığı mekân.

Dinin asli kaynaklarının okutularak öğretildiği, İslam Peygamberinin sözleri ve hayatı adeta gözler önüne serilerek gösterildiği, örnekliğinin kabul edildiği, Cennet bahçesi, Meleklerin ziyaretgâhı, Kâbe’nin şubesi, huzur alanı.

Cami, insanların bakarak umut besledikleri, minaresinde yükselen ezan sesleriyle heyecanlandığı, zikir, fikir, şükür olgunluğunun elde edildiği, cemaat olma olgusunun, ümmet kalma şuurunun yaşatıldığı kutsi mekân…

Cami Vatandır, vatanın tapusudur, geleceğe bırakılan paylaşılmayan miras, korunması imanın gereği, Dini hayatın, Milli kültürün, sanatın, şiirin, edebiyatın ilham kaynağı, inşası gözlere hitap eden Mabed, manası gönülleri fetheden, Mabud’un sevgisinin kazanıldığı şaheserdir.

Allah için, Allah’a mahsus ibadet için tahsis edilen yer, dünya ile ukbayı yaşatan, uzlaştıran, mihrabı, minberi, revakları, saf düzeni, mahfili, kubbesi, şadırvanı, müştemilatı. Çevresi ayrı ayrı manaları muhtevi, mimarisinin ve çevresinin insanların yaşamına güzellikler sağlayan, evlere, sokaklara adres ve örnek olan, bedendeki kalp gibi hayata canlılık veren çekim ve idare merkezi,

Camilerimiz; Mihrabında İmamı, Minberinde Hatibi, Kürsüsünde Vaizi, Minaresinde Müezzini, Kubbesinin altında mü’minleri olan bilginin, sevginin, aşkın, gözyaşlarının inci gibi gönüllere serpiştirildiği Mabedin varlığı ile Mabudun varlığı inancının özdeşleştiği, Kutsi değer kabul edilen sığınak alanları, sefine-i Necat mekânlarımızdır.

Camiler, din görevlilerimizin aşk ve bilgisiyle, cemaatin coşku ve takvasıyla süslenen, milletimizin gönlünde değeri apayrı olan, Medeniyetimizin ve Milli kültürümüzün yaşatıldığı ana mekânlardır. Vatan kadar, bayrak kadar, camiler de kutsi kabul edilmektedir.

Camilerin gönüllülük esasına dayanılarak imarı, inşası, korunması mü’minlein iman sevgisinden kaynaklanmaktadır.

Camilerde din görevlileri, zamanı, mekânı, muhatap kitleyi iyi değerlendirir. İlmi, İrfanı ve güzel ahlakı, çok güzel hitap şekliyle bir arda tutmaya çalışarak hayatlarına ivme kazandırır, muhataplarını tespit ve tanıyarak onlara hizmeti hakka hizmet şuuruyla tebliğ görevi yaparlar.
Cemaat ise; hatibin söylediklerini (Ayet ve Hadisleri) kutsi değerler açısından önemser, değer verir, onları örnek alır. Böylece Mekân (Cami) Hatip (Din Görevlisi) Muhatap (Hedef Kitle) üçlüsünün bir arada değerlendirilmesi Din hizmetinin ana teması, amacı ve hedef kitlesinin tespiti açısından önem arz eder.

Din Hizmetinin   Ana Teması: Kur’an ve Sünnet anlayışını yaygınlaştırması.

Amacı    :İnsanoğlunun dünya ve Ahiret mutluluğuna    yardımcı olacak inancın verilmesi.
Hedef Kitle:İlahi emirlere muhatap varlık ve insanların yaratılış gayesine uygun hale gelmelerini temin için öncelikle müminler ve bütün insanlığın muhatap kitle kabul edilmesi.
Camilerimizin maddi ve manevi güzelliklerini, muhatap kitlenin şahsında buluşturmak, din hizmetinin tebliğini gerçekleştirmek, kendini hakka adayan din gönüllüsü - din görevlisi meslektaşlarımızın çabaları ile mümkündür.

Din Görevlisi:

Din gönüllüsü, Hz. Muhammed (s.a.v) bağımlısı, Kur’an aşığı, ezan hayranı, ilmin kölesi, âlimin bendesi, ahlaka hayran, irfan ve edep sembolü insan,

Takva şuurunu esas alan, helâlı öncelikli, şüphelilerden uzak, harama yanaşmayan, umut ışığı müjdeleyen, kolaylaştıran, korkutmayan, nefret ettirmeyen, irşat etmeye çalışan, doğruyu doğru, hakkı, haklı zamanda telkin eden şecaat örneği insan,

Dertliye derman, çaresize çare arayan, korkuya kapılana umut olan, öksüz, yetim, fakir, yoksul ve komşu haklarına riayeti esas alan, yaratılana merhamet etmeyi, Yaratandan ötürü erdem bilen insan,

Dilinde tesbihi, gönlünde Allah zikri, alnında secde izi, elinde fakir ismi (sadakası) eksilmeyen, yardım etmeyi paylaşılmayan fazilet kabul eden kerem sahibi insan,

Halkın itibar ettiği, adını, vasfını, ahlakını, giyimini, kuşamını, sözlerini ve hareketlerini örnek almaya çalıştığı önder insan,

Şecaat kahramanlarını, cömertlik, tevazu, ilim, ahlak, irfan ve marifet önderlerini seven, sevdiğini yaşantısı ve söylemleri ile doğrulayan, olgun insan,

Din Görevlisi: Çevresine dost olmayı, dostunun şeref ve itibarını korumayı, düşmanına avf ve müsamaha etmeyi gösteren insan…

Din Görevlisi: Cami ile cemaati, mihrap ile manayı, minber ile Hakkın üstünlüğünü, kürsü ile hüsnü’l kelamı, Ezan ve Kamet ile İ’lay-ı Kelimetullahı bir arada yaşatmaya çalışan muallim insan…

Namazlarında huşu sahibi, infakta öncü olmayı, Ramazanda oruç ve Kur’anla uyumlu, Hac ve Umreye aşk ile hevesli olan, camiyi uyumlu sözler ve davranışlarıyla cemaate, çocuklara, kadınlara ve bütün mü’minlere sevdirerek bir çekim merkezi haline getirmeye çalışan, nezaketi ve zarafeti ile saygın bir insan,

Din Görevlisi: Kur’an-ı Kerim bilgisi ile zenginleşen, Peygamber sözleri ile güzelleşen, İslam unvanı ile görünüm sergileyen,

Camiye gelenlerin, ezanı dinleyenlerin, namazları huşu ile kılanların, ibadet aşkının ve coşkularının artmasına vesile olduğu düşünülen,

Camiye, ezana, ibadete ve mü’mine gereken saygı ve önemin verilmesi için, hayra ve hakka hizmet ederek sevgi ve saygının yaşatılmasında örnek olan insan,

Dünya hayatında iman ve ihsan şuuruyla davranan ahiret hayatının ve semaların ziynetini tefekkür ve tezekkür eden dünya ile ukbayı, madde ile manayı, geçmiş ile geleceği bilmeye çalışan, istiğfarı ve ihsanı şiar edinen, gönül dünyasında Allah’ın kudretine teslim olan insan,
Din Görevlisi: Vicdanının sesini, duygularının ihtirasını, nefsin azgınlığını, şeytanın zorlamalarını, ahlakın huzurunu, istikametin güvenini, anlamaya çalışan, anlatmasını bilen ve birbirinden ayıran, feraset sahibi insan,

Yaratılış gayesinin Cemalullah, kazancının helal, son yolculuğunun cennet olmasını arzulayan âşık insan,

Son nefesinde helak olmaktan korkan, Kur’anın hatırlattıklarından ibret alan, cehenneme karşı tedbirli, dili dualı, gözü yaşlı, kalbi (duyguları) hüzünlü, Rahmet-i Rahmana umutlu insan,
Din Görevlisi: Kur’an-ı Kerimi ve Hz. Peygamberin sözlerini esas alarak, Peygamberleri, Ashab-ı Kiramı, Salihleri, Veliyullahı, Ulemayı örnek göstererek, sembol şahsiyetleri severek, sevdiren insan,

Allah’ a (c.c) karşı mesuliyetinden dolayı mü’min ile kâfiri, iman ve küfür cihetinden vasıflarıyla beraber kaynaklarımızın bilgisiyle tanımlayan, dünya ve ukba açısından kazanç ve kayıplarını sade bir lisan ile insanları bilgilendiren, mesleğine saygılı insan,

Misyon ve vizyonuna dünyayı küçük gören, zaman ve zeminin oluşan zorlu şartlarına rağmen dağlar kadar dik duran, dolunay kadar huzur veren, güneş gibi nur saçan istikamet sahibi insan,
Yakın ve geçmiş tarihini tanıyan, dünyanın coğrafi ve idari yapısını din olgusu ile objektif tanımaya çalışan, analizini yapabilen, geleceğimiz için gençliğimizi, tarih, bilim, teknoloji sevgisiyle süsleyen, okuyan ve düşünen insan,

Allah adının yüceliğini, Hz. Peygamberin şahsiyet ve ahlakını, Kur’anı hayatın yaşanmasını anlatarak mü’minlerin imani duygularına umut veren, kâfirlerin karanlık düşüncelerine geçit vermeyen, bilgi ve şecaat ile onları İslama ve Müslümanlara karşı düşünmeye sevk eden mücahid insan,

Din gönüllüsü: Hz. Ali gibi ilmin kapısını aralayan, İmam-ı Azam Ebu Hanife gibi takva ve aklın sınırını, Muhammed b. İdris eş-Şafi gibi fıkhın kurallarını, İmam-ı Malik gibi Muvattasını, İmam Ahmed b. Hanbel gibi Müsnedini ümmete kazandıran öncülerin yolunda giden, öğrenen insan,
Mihrabında tefekkür eden, Minberinde ordulara yön veren Hz. Ömerleri, Tarık b. Ziyadları, Barbaros Hayrettin paşaları örnek gösteren insan,

İmam Rabbani gibi müceddidleri, İmam Şamil gibi mücahidleri, Pir Geylani, Sah-ı Nahşıbendi, Cüneyd Bağdadi, Mevlana Halidi, Mevlana Rumi, Üftâde, Aziz Mahmut Hüda-i, Hacı Bayram-ı Veli, Tâhâ el-Hakariyi, Seyid Ahmed-i Hâni, Ebul Hasan Hârâkâni, Ahmet Yesevi gibi gönül erlerini ve Anadolu erenlerini tanıyan ve tanıtan insan,

Yunus Emre, Eşrefoğlu Rumi, Fuzuli, Nabi, Buseyri, Molla Ahmet El Cüzeyri, Bateli Fakihi, Süleyman Çelebi gibi aşk öncülerini okuyan, okutan gayretli insan,

Gençliğe yön vermeye çalışan dinini, vatanını, mukaddesatını koruyan Sütçü İmam, Antepli Şahin, Ulubatlı Hasan, Kosovada şehit düşen Murad Hüdavendigâr gibi fedakâr insan,

Kur’an-ı Kerim meal ve tefsirlerini, Hadis-i Şerif ve Şerhlerini, Edip ve  şairlerin ahlaki eserlerini, Akifin Safahatını, Necip Fazılın ÇİLE’ sini, Hasan Basrinin Meal ve Tefsirini, Ömer Nasuhinin İlmihalini, Seyid Kutub’un Fizilalini, Elmalının Tefsirini, Yusuf en-Nebhâninin Envar-ı Muhammediyesi, Risaleler ve Nebiler Silsilesi’ni, ilim, irfan, edep ve ahlakı yaşatan benzeri eserleri elinden düşürmeyen, onlardan beslenen ve gençliğe aktaran verimli insan,

Din Görevlisi: Allah için gayret gösteren, mükâfatının yüce olduğunu düşünen, Emr-i Ma’ruf, Ney-i Münkeri, Peygamberin yolunda giden Müfessir, Muhaddis, Mufakkih, Müverrih, Müeddib, Mutasavvuf Mürşidler, Üstadlar, Müderrisler gibi İslamı yaşayarak, yaşatarak, incinmeden, incitmeden, zorlamadan tebliğ ederek, Nebevi metod ile techiz olunan insan,

Din görevlisi; İnsanoğlu için dünya mutluluğuna, ahiret hayatında ki güzelliklere vesile olacağı düşünülen bin bir çeşit nebatatın, bir çok yönü ile yararlanılan hayvanatın, ekolojik düzenin ve bütün varlıkların yaratılış gayesi doğrultusunda ilahi emirlerle uyum sağlaması için gereken gayreti gösteren örnek insan.

Din Görevlisi: Allah’ın kendilerine hayrı murad ettiği, Dinde anlayış sahibi kıldığı, Peygamberlerin mirasçısı, göründüğünde Allah’ı (c.c) hatırlatan, semanın yıldızları, kandil gibi ışık saçan, irfan sahibi, elleri duaya açık, gözleri yaşlı, kalbi selim sahibi, Resulullaha muhabbetli, İslami hayatla onurlu insan,

Din Gönüllüsü :Gönül duygusuyla, ilmi karekteriyle, takva şuuruyla hedef kitlesine ulaşmaya çalışan, onlara Kur’an-ın eşsizliğini, Hz. Peygamberin sünnetini, İslamın yaşam tarzını, doğru zamanda, doğru bilgilerle, sevgi coşkusuyla kazandırmaya çalışan, sahip olduğu emaneti hedef kitleye tevdi eden mihrab insanı.

Din görevlisi:

-    Allah’a inanmanın ve onu zikretmenin,
-    Kur’an’a itaat etmenin, Onu okumanın ve okutmanın,
-    Hz. Muhammed (S.A.V) sünnetini muhabbetle yaşamanın,
-    İstiğfar ve ihsan şuurunun aşkını gönlünde yaşayan ve hedef kitlesine yaşatmaya çalışan minber insanı,

Hedef kitle tespitinde cami zemininden başlayarak, mü’minlerin ve bütün insanlığın inanç açısından ihtiyaç duyulan hususlar, zamanın şartlarına uygun olarak tespit edilmeli ve tebliğ görevi yapılmalıdır.

Hedef Kitlemiz:

Camilerimizin ve Din Görevlilerimizin önemi ve saygınlığı, hedef kitleyle buluşması sonucunda daha iyi anlaşılacağı bilinmelidir.

Dinimizin asli kaynakları Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamber’in sünneti camilerimizde din görevlilerimiz tarafından anlatılır ve yaşanır. Peygamberimiz (S.A.V) in “Din nasihattır” hadisiyle dinimizin tebliğ edilmesini ve gelecek nesillere aktarılmasının önemini göstermiş. Hadis-i Şerifin devamında “Allah, Peygamber, Kitap, mü’minlerin idarecileri ve bütün mü’minler için nasihat olduğunu” din hizmetinde bulunanların dikkatlerini ayrı ayrı hususlara çekmiştir.

Nevevi (R.A) :
Allah’a, nasihat         (… O’na inanmak… Şirke düşmemek… vs.)

Peygambere nasihat     (…Risaletine ve bütün getirdiklerine inanmak…)
Kitaba nasihat         (…Allah kelamı olduğu… içinde şüphe olmadığı…)
Mü’minlerin idarecilerine nasihat (…Onlara hak ve adalet üzere yardımcı olmak…)
Mü’minlere nasihat    (… Dünya ve ahirete taalluk eden hususlarda onları uyarmak, yardımcı olmak… vs) ( ) benzeri açıklamaları getirerek sonunda, dinin nasihat yoluyla tebliğ edilmesinin farz-ı kifaye olduğunu da söylemektedir.

Din görevlisi; Hadis-i Şerifte belirtilen sınıfları ve Kur’an-ı Kerimin muhatap kabul ettiği kimseleri hedef kitle düşünür, nasihat vurgusunun odağında kendisinden işe başlar, kendini bulmaya çalışır,(Nefsini bilen, Rabbini bilir) düşüncesiyle muhatap kitleye “ Emr-i ma’ruf, Nehy-i münkeri” “ Ta’zim Li Emrillah, şefkat Li Halkillah” şuuruyla kazandırmaya gayret gösterir.

Din gönüllüsü, Kur’an öğreticisi: Camilerimizin korunması, cemaat ve cemiyetin huzur ve güveni, topluma hizmet edenler, toplumda itibar sahibi kanaat önderleri, çocuklar ve gençler, Ezan ve şeairi İslam olan hususları önemle gündeminde tutan cemiyet insanı ve cemiyeti oluşturan bireyleri birer birer ele almayı planlayan insan.

Çocuklar: Cennet meyvesi, evlerin neşesi, gül kokulu, göz nuru – yüreklerin parçası sevgi ve bilgi bekleyenlerdir.

Gençler, geleceğin umudu, sorumlulukları paylaştıkları ölçüde olgunlaşan, Din, Vatan, mukaddesatı için canlarını verebilen, güzel ahlak ve güven özleyenlerdir.

Anneler-Babalar: Evlatlarını ak sütle, helal kazançla büyüten, duaları Peygamberlerin duaları değerinde, cennetin ayakları altında olduğu ifade edilen dünyanın en kıymetli varlıkları, şefkat ve saygıyı hak edenlerdir.

Uzak-yakın akrabalar, anne-baba dostları, komşular,  öksüz,  yetim, yoksul, kimsesiz, garib-guraba her birinin Allah katında farklı değerleri olan insanlara iyilikler yapılınca Arş-ı Alanın sevindiği sevgi ve ilgi gözleyenlerdir.

Âlimler, Hocalar, Üstadlar, Öğretmenler: Beyinlerimize, bilgi hazinelerimize ilmi, irfanı, ahlakı ilmik ilmik nakşeden sevgiyle bizleri besleyen, büyüten, amellerinde örnek, geçmişe tarih, geleceğe güzel ahlakı sergileyen, bizden vefa bekleyenlerdir.

İhtiyarlık nedeniyle güç ve takatten düşen, (yaradılışta nakıs varlıklar bilinen) musibet ve kaza sonucunda kendilerinde bazı parçalarının eksik kaldığı, bizler için ibret ve hikmet kapısı, duaları reddolunmayan, tevazu, sevgi, şefkat, ihsan, ikram bekleyen piri faniler, engelliler çok ama çok önemsenmelidirler.

Kimileri helal kazancı yuvasına getirmek, kimileri meşgale olsun diye,  kimileri sanat düşüncesiyle davranarak her iş ve meslek gurubundan çalışan garson, kalfa, işçi, şoför vs, bilgi ve hak arayışında istismara en yakın kabul edilen ibadet ortamına en az gidebilen, ezan, kandil ve bayramları en son fark eden kardeşlerimiz…

Kimilerinin şartları el vermediği, toplumda işsiz kabul edildiği, iş ve aş arayışında işsizlerimiz…
Dini hayatın güzelliklerinden, kendini manevi hayat için mahrum gören, ama her haliyle din ve dindarlardan umut, şefkat, müjde bekleyen toplumun hemen her kesiminden meslek mağduru bilinen umutsuz davranış sergileyen biçareler…

Kader mahkûmu bilinen, ceza evlerinde havalandırma pencerelerinden bir umut, ışık, müjde bekleyen, zamanla yarışan, mahpustaki insanlar…

Seve seve canlarını feda etmeye hazırlanan “Mehmetçik” unvanına hoş görülen askerler… Polisler…

Ezan, vatan, sıla hasretiyle can çekişen yurt dışındaki vatandaş, dindaş ve soydaşlarımız…
Cennet vatanımızı, güzel insanımızı, mimari ve tabii güzelliklerimizi gören, duyan, bizlerden bilgi, sevgi, güzellik bekleyen, vahye muhatap “Adem’ in torunları” hilkatte kardeşlerimiz… İnanç arayışında olan insanlar…

İnsan, çevre, tabiat, denizler, hava, toprak, hayvanlar âlemi gibi her bir varlığın, yeryüzünde fitne kalmayıncaya, Hak, hakikat hâkim oluncaya kadar, muhatap kabul edilen her şey ama her şey, Allah’ın emirleriyle insicamlarının sağlanması için  din gönüllüsünün gönül ufkunda gündem olmalıdır.

Hedef kitlemizde Camilerimizi çevreleyen cemaat, mahallemizde meskun komşu, beldemizde yaşayan hemşeri, zengin-fakir, kadın-erkek, genç-ihtiyar, çalışan-çalışmayan, okuyan-okumayan, amir-memur, anne-baba, evlat-kardeş, hür ve özgürlüğü kısıtlı, yetim, yoksul, fakir, engelli her insan muhatap kabul edilmelidir.

Allah’ın ihsan ettiği nimetlerinin şükrünü, yokluklara sabrını, başkalarıyla paylaşımı, inancıyla mutlu, geleceğine güvenli, bulunduğu ortamda bireysel veya toplumsal hayata katkı sağlayabilen mü’min, erdemli, ahlaklı, hak ve sorumluluklarını idrak eden vatandaş olma şuurunu kazandıracak, bilgi ve örnek davranışları, din gönüllüsü mü’minlere kazandırmaya gayret göstermelidir.

İçtiğimiz su, teneffüs ettiğimiz hava, ışığı ve ısısından yararlandığımız güneş, bin bir çeşit verimlilik bahşeden toprağın gerçek sahibinin Allah (c.c) olduğu düşüncesini, tefekkürünü, tezekkürünü insanlara kazandırıncaya kadar din gönüllüsü anlatım gayreti içinde muhataplarını severek kabul etmelidir.

İslam dininin ve Ahlak-ı Muhammediyenin kazandıracağı güzellik ve mutluluğun, dünya ve ukba saadetinin arayışında olan her insanın asli hüviyeti ile buluşmasını sağlayıncaya kadar din görevlisinin anlayışında, din gönüllüsünün gönül ufkunda, duasında, hizmetinde, merhametinde şefkatinde sonsuza dek yerini almalıdır.

SONUÇ OLARAK

Camiler yeryüzünün en güzel, en kutsi mekânları, mimari ve estetik görünümleriyle belde ve şehirlerimizi güzelleştiren, vatan gibi, vatanın tapusu, dini hayatın yaşam ve idare merkezleridir.

Camileri sadece bir yapı olmaktan,  içinde yaşanan manevi hayat, Kur’an kıraati, Ezan ve ibadet coşkusu kurtarmaktadır.

Camiler, başta Âlimler olmak üzere alanında yetkin kişileri muhatap kitleyle buluşturan, kaynaştıran Kâbe’nin şubesi mekanlardır.

Cami, cemaat ve din görevlileri birbirlerinin varlıklarıyla anlam kazanırken, birbirlerine olan ihtiyaçları her birinin ayrı ayrı öneminden kaynaklandığı için birbirlerinin olmazsa olmazı değerlendirilmelidir.

Kur’an’ın işarı, nebevi metod, tarihi gerçeklerler böyle göstermektedir. Camilerde manevi hayatın etkinliği cami, cemaat ve din görevlisinin cazibesini artırmaktadır.

Camilerin cazibesi ilmi ile amil, natık ve takva sahibi din görevlilerinin gayretine bağlıdır. Din görevlisinin gayreti ile cemaate bilgi, coşku ve irfan kazandırılmaktadır.

Cemaatin arzu ettiği Kur’an kıraatı, Peygamber hayatının yaşanması hususlarında din görevlisi öncülük etmektedir.

Camilerde: Kadın-erkek, genç-ihtiyar ve çocuklar başta olmak üzere dini hayatın muhatabı kabul edilen herkes din görevlisinin gündeminde yer almaktadır.

Din görevliliği: Allahtan bir lütuf olarak bazı kullarına bahşedilmiş, Peygamberlerin mirasçısı kabul edilmiştir.   

Din görevlileri: İlim ve ihsan duygularını aktaracakları muhatap kitle ile buluşmazlarsa toprakta saklı maden gibi bilinmez kalacaklardır.


Caminin varlığı mabudun varlığını hatırlatır. Cemaat olgusu İslamın toplumsal yaşamını kolaylaştırır. Din görevlisi, Allah, Peygamber ve İslam hakkında insanlara bilgiyi ulaştırmada öncü ve aracı olma durumunda olduğu için bireysel ve toplumsal olarak saygın kabul edilen ve değer gören insandır.
Haberi Paylaş
Köşe Yazısı Yorumları
Yorum Ekle
s.a helal be hocam bir cami bir gönüllü ve bir görevli ancak bu kadar güzel anlatılır eline kalemine yüreğine sağlık bu mabedleri bu gönüllüleri ve görevlileri göremeyen kalpleri mühürlü kulakları sağır gözleri görmeyen insanlarıda allaha havale ediyoruz
fatih şahin - 2012-02-07 11:45:38
selamün aleyküm sayin hocam bir sey söylemek istiyorum,almanyada yasiyoruz,bir imam geldi,onun gibi hasis,art niyetli,kalles,kendinden baska bir sey düsünmeyen ,milletin sirtindan gecinen bu sahis birde din gönüllüsü diye imza atiyor ya millet en agir küfürlerle günaha da giriyor,2000 liradan fazla türkiyeden (hic calismadan )aylik alan buradan da 1850 euro alan lojman vb beles din gönüllüsü
ahmet tasdelen - 2012-01-04 21:15:12
 
 
DİYANET'İN 2012 YILI SINAV TAKVİMİ
 
 
 
 
Yazarlar
 
Şam: Musa'nın Duasına Harunların Amin Dediği Yer
 
 
 
Dr.İhsan ŞENOCAK
 
Alıntı Yazarlar Misafir Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Fotogaleri
Videogaleri
Çok Okunanlar
Sitene Ekle | Künye | Reklam | İletişim | RSS
Dinihaberler.com hiçbir resmi kurum ve kuruluşa bağlı değildir, tamamen özerk bir sitedir.
Yazılım: Haber Sitesi Kur