Kitap Okumanın Önemi Yusuf TUNA Edirne İl Müftü Yardımcısı1 Şubat 2012 Çarşamba 07:49
İnsanın maddi ve manevi alanda yükselmesini sağlayan en önemli unsur hiç şüphesiz ilimdir. İlim, en büyük hazine ve en mühim kuvvettir İlim, hakikat yolunu aydınlatan bir ışıktır Hak batıldan, hayır şerden, iyi kötüden, güzel çirkinden ilim ile ayırt edilir
Dünyanın kaba kuvvet çağları bitmiştir “Oku” emri ile gelen yeni ruh, her çeşit zorbalığa son vermiş, hâkimiyeti ilmin üstünlüğüne tanıyan yeni bir devir yani “okuma” devrini açmıştır Yükselmek için ilim ne kadar gerekli ise, ilim için de okumak o kadar gereklidir Okumak ilmin ilk ciddi adımı, altın anahtarıdır Alak suresinin ilk 5 ayetinde şöyle buyrulur: ‘‘Yaratan Rabbinin adı ile oku! O, insanı aşılanmış bir yumurtadan yarattı Oku! O, insana bilmediklerini belleten, kalemle (yazmayı) öğreten Rabbin, en büyük kerem sahibidir.’’
İyi seçilmiş kitapları okumak, seviyeli bir konuşmaya katılmak gibidir Gerçek üniversite faydalı eserlerin bulunduğu bir kitaplıktır Kitaplar, aklın tedavi yerleridir Bir kitaplık, bir cezaevi kapatır Kitaplık kurmak, ibadet yeri yapmak kadar kutsaldır. Milletleri ilerleten ve yükselten, zengin kitaplıklarıdır
Dinimizde okumanın yeri, zamanı ve cinsiyeti yoktur Peygamber Efendimiz (s a v): “İlim öğrenmek kadın, erkek her Müslüman’a farzdır” [1] buyurmuştur Diğer bir hadiste ise: “İlim öğrenin çünkü ilim öğrenmek düşmana karşı silahtır Allah ilimle bir kısım milletleri yükseltir, hayırda komutan ve önder yapar, onların izlerinden gidilir ve fikirlerine uyulur ” [2] Okumak, insan için en kolay ve en etkili öğrenme yoludur. Gelişmiş toplumlar, sahip oldukları bilgilerin % 60’ ını bu yolu kullanarak edinmişlerdir. Geri kalmış toplumların karşılaştıkları sorunların birçoğunun kaynağında ise eğitimsizlik yer almaktadır; okuyarak geçirebilecekleri zamanı çoğunlukla yararsız işlerle harcamaktadırlar.
Geçmişten günümüze insanlık için büyük bir ayıp olan okuyamama, ya da okuma isteksizliği, okumanın bizlere neler kazandıracağını bilmemekten kaynaklanmaktadır Bu soruna çözüm bulmak için kitabın nasıl yazıldığının anlaşılması gerekir. Bir yazarın kitap yazabilecek konuma gelebilmesi için uzun yıllar birçok kitabı okur, araştırmalar yapar ve yaşadığı yıllar boyunca kazandığı tecrübe ve birikimlerle yazdığı birçok deneme yazılarından sonra yazar olur Yazar, yazılarını ortalama iki yıllık bir uğraştan sonra kitap haline getirir Biz bu kitaplara kitapçılardan satın alarak, ya da devletin bizlere sunduğu en güzel hizmet olan kütüphanelerde ulaşırız Bilginin merkez bankaları olan kütüphanelerimiz bizlere karşılık istemeden veren hazine kaynaklarıdır
Bizler bir kitabı anlayarak okuduğumuzda yazarın kitabı yazmaya harcadığı zaman ve yıllarca kazandığı tecrübe ve birikime kitabı kısa bir süre içinde okuyarak ulaşırız Bu da bize dünyanın en değerli şeyi olan zamandan kazanmamızı sağlar
Her yeni kitap okuduğumuzda ruhen ve aklen iki yaş daha büyür, bedenen ise genç kalırız Ülkeleri yönetenler hep okumuş, bilgili ve başarılı insanlardır. Başarılı yazarlar, ömürlerinin yarısını okuyarak geçirmişlerdir. Onun için okuma alışkanlığı edinmek önemlidir. Kahvelerde, meyhanelerde vakit öldüren insanların çoğu, okuma alışkanlığı edinememiş kimselerdir.
Her gün yirmi otuz sayfa okumakla kısa bir zaman içinde bilgi ve kültürü yükseltip çok sayıda kitap okunmuş olur. Kitap okunduğu zaman bir tek kelimeyi bile anlamadan geçilmemeli, sözlüğü daima yanında bulundurmalı. Okumayan insan, zihnini çalıştırmıyor, fikir jimnastiği yapmıyor demektir. Bir kitap veya yazı okuduğumuz zaman, onu kaleme alan yazarla sohbete dalmış oluruz. Okuduğumuz metin, bize yazarın düşüncelerini söyler; biz de o fikirleri zihnimizde tartarız, kabul veya reddederiz ki böylece biz de düşünmeye başlarız. Okumayan insan, olayları irdeleyemez, olayları birbirleriyle kıyaslama yapamaz. Kafa için ihtiyaç, gönül için zevk ve beyin için gerçek bir spor olan okumadan nasibini almayan kişi uyuşur, daldığı uykudan uyanamaz.
Okumayan fertlerin geçen her zaman içerisinde sinir hücreleri daha hızlı bir şekilde azalır ve hücreleri yenilenmez. Okuma, düşünceyi besleyip düşünme yeteneğimizi geliştirir ve kelime hazinemizi zenginleştirir. Okuma sayesinde konuşma kabiliyetimiz de gelişir, düzgün ve güzel konuşur, güzel yazar hale geliriz. Okuma gaye değil, araçtır. Okumanın sonunda bilgi edinmeli, faydalı şeyler öğrenmelidir. Okuduğumuz metin tarih ise günümüze ışık tutmalıdır, ahlak kitabı okuyorsak davranışlarımız düzelmelidir. Okuduğumuz bilgilerden faydalanmalıyız ve onları hayata tatbik etmeliyiz; aksi halde bir okulu bitirdiği halde hiçbir şey yapamayan adama benzer.
Peygamberimiz (s a v ) ; "İlim talep etmek (bilmek, öğrenmek ve araştırmak) her Müslüman'a farzdır ” [3] buyurmuştur Peki, ya bizler! Acaba en son ne zaman bir kitap okuduk? Gündemimize kitap okumayı ne zaman alacağız? Görülüyor ki, eğlence, zevkler, iş-güç, futbol, magazin, internet oyunu alabildiğine revaçta Kitaplar ve onların temsil ettiği değerler ise adeta gündemimizden düşmüş gibi. Acaba temel İslami kaynaklar ne zaman gündemimize girecek? ‘’Okumaya zamanım yok’’ mu diyoruz! Ortalama 60 senelik bir ömürde kişinin 10 yılı televizyon başında geçmektedir Televizyon izleme oranı %94'e ulaşmışken kitap okuma oranı ise sadece % 4,5'tur .[4] Hâlbuki biz, ilk emri oku olan bir dinin mensuplarıyız Okumak, okulla sınırlı değildir Peygamberimiz (s a v ); “Allah Teâlâ’nın en sevdiği amel az da olsa devamlı olanıdır ” [5] buyurmuştur Aslolan az da olsa devamlı okumaktır
Okuyup öğrenmeye bu kadar önem veren bir dinin mensupları olarak, dünyamızı ve ahiretimizi mamur edecek ilimleri okuyalım, öğrenelim ve öğretelim Kitap okumaya her gün mutlaka zaman ayıralım Çocuklarımızı okula gönderirken, onlara bir meslek seçerken zihinlerine Allah rızasını yerleştirelim Onlara öğrenecekleri her türlü ilmi Allah adına öğrenmeleri gerektiği duygusunu verelim Evlerimizde ve işyerlerimizde küçük çaplı da olsa bir kütüphane kuralım ve bunu okuyarak büyütelim Öğrendiklerimizi sadece tartışmak için değil yaşamak için öğrenelim
Sözlerime Peygamber Efendimizin bir hadisi ile son veriyorum; ‘’ Dünyayı isteyen ilme sarılsın, ahireti isteyen ilme sarılsın, hem dünyayı hem ahireti isteyen yine ilme sarılsın’'[6]
[1] İbn Mace, Mukaddime 17, Keşfu'l-Hafâ, I. 138; Feyzu'l-Kadir, I. 542 . [2] Kütüb-i Sitte c 1, sh 415, A. İbn Hanbel, Müsned, III, 157 [3] İbn Mace, Mukaddime 17, Keşfu'l-Hafâ, I. 138; Feyzu'l-Kadir, I. 542 . [4] http://istatistikler.net/izleme.html [5] Buhârî, İman 32, Buhârî, Libâs 79, Rikâk 51. Müslim, Salâti’l-Müsafirin 215. [6] Tirmizi, Daavat 68, A.H. Akseki İslam; 1/510.
Köşe Yazısı Yorumları Yorum Eklehocam Allah razı olsun konuyu güzel bir şekilde mütaala etmişsiniz, elinize,kaleminize,yüreğinize sağlık diyorum,fransadan selamlarımı saygılarımı sunuyorum... ismet gencer - 2012-02-29 07:41:41Hocam, gönlünüze kaleminize sağlık. inşallah okumanın farkındalığını bizler aracılığıyla Rabbim halkımıza anlatabilmeyi nasib etsin. ama öncelikle kendimizden başlayarak. Dediğiniz gibi "evlerimizde oluşturacağımız kütüphanelerle" inşallah. Allah'a emanet olunuz. İstanbul'dan saygılar... Zehra Gözütok Tamdoğan - 2012-02-21 13:11:31İlim ilim bilmektir
İlim kendini bilmektir
Sen kendini bilmezsen
Bu nice okumaktır
Yunus Emrenin bu dizeleriyle Peygamberimizin "İlim çin'de de olsa alınız" emrini şiar edinen bir kimsenin yapması gereken ilk iş kitap okumaktır.Sağ olun Hocam konuyu güzel irdelemişsiniz ağzınıza gönlünüze kaleminize sağlık.bundan sonra öncü olacak diğer çalışmalarınızı da bekliyoruz.Sevgi ve saygılarla edirnevi - 2012-02-07 11:38:32Allah razı olsun. Ellerinize ve gönlünüze sağlık. Çok güzel olmuş. Devamını bekleriz inş samsuni - 2012-02-01 10:20:33