Seviye Belirleme ve Yeterlik Kitabını Hediye Ediyoruz!!!
Diyanet Haberler
GÜVENLİK SİSTEMLERİ
Son Dakika
Mübarek 3 aylar başlıyor İmama Cehalet Yakışmaz! Binlerce memuru rahatlatacak düzenlemede ışık göründü Başörtülü karaktere dizilerde yer yok İmamların Dikkat Etmesi Gereken Hususlar Bünyamin TURGUT'u Tanıyalım Yazmak, şifa getirir! ATM'ler eksik para veriyor Kamu kurumlarında kaç memur çalışıyor? Bandırma'da Camiler Engelsizleşiyor
İmama Cehalet Yakışmaz!
 
Binlerce memuru rahatlatacak düzenlemede ışık göründü
 
2012 Yılı Yaz Kuran Kursları Uygulama Esasları Belli Oldu
 
Fahirilere Bir Müjdeli Haber Daha!
Ayten KOÇ
 
Şiddetle Mücadelede İslam Dininin Rolü
Ayten KOÇ
aytenkocsivasli@hotmail.com
11 Kasım 2011 Cuma 08:30
Facebook
Google
Twitter
Yazdır
İslam; barış, emniyet, anlaşma, hoşgörü, sevgi ve uzlaşı demektir.

İslam; huzurlu ve barış içerisinde bir toplum oluşturmayı gaye edinmiştir. Her vesile ile iyiliği, güzelliği, sevgili, kardeşliği merhamet ve adaleti, öfkeyi yenmeyi, kısaca insanlığın yararına olacak her türlü sosyal ve ahlaki prensipleri emir ve tavsiye etmiş, şiddet yoluyla insanlara fiili saldırıda bulunmayı, işkence yapmayı veya daha da kötüsü onların hayat haklarını ellerinden almayı yasaklamıştır. Ayrıca şiddet uygulamak bir yana insanların şeref ve onuruyla oynamayı, haysiyetlerini rencide etmeyi onlarla alay etmeyi, küçümsemeyi bile yasaklamıştır.

Müslüman ise; seven, sevilen, merhamet eden, herkesle hoş geçinen ve kendisi ile hoş geçinilen; ailesiyle, içinde yaşadığı toplumla ve bütün insanlıkla barış içinde olan insandır. Hz. Peygamber; “Merhamet edenlere Allah’ta merhamet eder, siz bütün canlılara, merhamet edin ki, Allah’ta size merhamet etsin”. “Müslüman elinden ve dilinden kimsenin zarar görmediği insanların her konuda kendisinden emin oldukları kimsedir”. buyurarak şiddetin panzehiri hükmündeki prensipleri ortaya koymuştur.

Temeli barış ve hoşgörü olan Yüce Dinimiz İslam; birliği, dirliği, sevgi ve saygıyı, kardeşliği, hoşgörüyü emretmiş zulmü, azgınlık ve taşkınlığı yasaklamış, terör ve şiddeti yasaklamıştır.
Şiddetin şiddetle karşılık bulduğu, şiddetin daha çok kadınlara ve çocuklara yöneldiği, insanlığın derinden yaralayıp onları geleceğe dair ciddi bir karamsarlığa ve endişeye sevk ettiği günümüzde İslamın bu prensipleri daha da önem kazanmaktadır.

Yüce Allah, insanı en güzel şekilde yaratmış, şen ve şeref sahibi kılmış, ona kendi ruhundan üflemiş, yerde ve gökte bulunan her şeyi onun emrine vermiş, onu sayılamıyacak kadar nimetlerle donatmış ve ona iki cihan saadetini elde etmenin yollarını göstermiştir.

Yüce Rabbimiz, haksız yere cana kıymayı haram kılmış, cezasının ebedi kalınacak cehennem olduğunu bildirmiştir. Aynı şekilde haksız yere bir kişiyi öldürmeyi bütün insanlığı öldürmek, bir kişiyi kurtarmayı da bütün insanlara hayat vermek olarak kabul etmiştir.

Hz. Peygamber ise bırakın haksız yere bir insanın kanını akıtmayı, savaş ortamında bile kadınların, çocukların, yaşlıların, ibadetleriyle meşgul din adamlarının öldürülmesini, hatta ibadethanelerin yıkılmasını, ağaçların kesilmesini, hayvanların öldürülmesini yasaklamıştır. Mekke’nin fethi için Medine’den kalkan 10 bin kişilik ordusuyla Mekke yakınına gelen Allah Rasulü yeni yavrulamış bir köpeği, askerler tarafından ezilmesin diye başına nöbetçi dikerek koruma altına alması şefkatini gösteren bir hadisedir.

Kur’an’da 114 yerde tekrarlanan beslemede Allah’ın sürekli vurgu yapılan iki ismi vardır. Rahman ve Rahim. Varlık var oluşunu Rahman’ın eseri olan rahmet ve merhamete borçlu olduğu gibi devamını da onun şefkatine borçludur. Kainatın düzeni sevgiye dayanır. Sevginin temeli de şefkat ve merhamettir.

İslamın kendisi en büyük rahmettir. Her işimize, bütün söz ve davranışlarımıza başlarken, rahmeti prensip edindiğimizi ilan etmek için Allah’ın Rahman ve Rahim sıfatlarını zikrederek başlarız. Gönüllere giren rahmet, kainatı kucaklayan bir merhamete dönüşür. Merhametsiz yüreklerde sevgi, şefkat, ülfet, refet, rikkat bulunmaz.

Gün geçmiyor ki annesini, babasını hunharca katleden evlat haberleri gündemimizi işgal etmesin. Bu ise merhamet eğitimindeki eksikliktendir. Merhamet eğitimi; kalbin katılığını, kasvetini kabalığını ortadan kaldıran bir eğitimdir.

Merhamet eğitimi; kalpleri kin, öfke, intikam, ihtiras gibi hastalıklardan temizleyen bir eğitimdir.
Merhamet eğitimi; kalbe rikkat, incelik, şefkat kazandıran, yürekleri işgalden kurtaran, gönülleri özgürlüğe kavuşturan bir eğitimdir.

Kısaca kalpleri işgalden kurtarmak için yapılacak ilk iş; gönül terbiyesi ve İslam ahlakını içine alan bir merhamet eğitimidir.

Rahmetin kaynağı bizzat Cenabı Allah’tır. Yine Kuran Yüce Peygamberimizi Rahman ve Rahim mazharı, rahmet ve şefkat peygamberi olarak takdim etmektedir. “Habibim, biz seni alemlere ancak rahmet olmak üzere gönderdik” (Enbiya, 107). “Andolsun size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O size çok düşkün, mü’minlere karşıda çok şefkatli ve merhametlidir” (Tövbe, 128).

Hz. Peygamberin insani ilişkilerini incelediğimiz zaman şefkat ve merhametin en şahika örneklerini görürüz. Yine Kur’an Hz. Peygamberin bu temel özelliğini şu lafızlarla takdim etmektedir. “Allah’ın rahmeti sayesinde Ey Muhammed! Sen insanlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı kalpli olsaydın, şüphesiz insanlar etrafından dağılıp giderlerdi. Onları bağışla, onlar için mağfiret dile, iş konusunda onlarla istişare et. Birkere karar verdin mi Allah’a tevekkül et! Allah kendisine dayanıp güvenenleri sever” (Ali İmran, 159).

İslamın özünde bulunan Muhammedi şefkat ve merhamet, yaratılan her varlık için umumidir. Şiddet, dinlerin, inanışların ortaya koyduğu bir şey değil, başka bir deyişle şiddet genetik kodlardan çok kültürel kodların ürettiği bir davranış biçimidir.

Merhamet eğitimi derken, bilmediğimiz bir şeyi öğrenmekten bahsetmiyoruz. Ruhumuzun derinliklerinde, aşinalığımızı hiçbir zaman yitirmediğimiz, benliğimizin ana motiflerinden biri olan ve fakat zaman zaman dünya hayatının tozuyla kiriyle küllenen bir hasletimizi yeniden, daha güçlü bir şekilde ve bir daha unutmamak üzere hatırlamaktan bahsediyoruz.

Ailede şiddet; öncelikle şiddetin sorun çözücü bir yol olmadığını ve olmaması gerektiğini kabul ederek, davranışlarımızdan sorumlu olduğumuzun idraki içinde, insana insaf ve merhametle davranmak dürüst ve erdemli olmak, zulümden uzak durmak, mahlukatı Allah için sevmek, hakkı gözetmek ve hakkı teslim etmek gibi, iman, salih amel ve ilmi temeller üzerine kurulu bir yüce anlayışla çözümlenir. Bu en insani tavırdır.

İşte Hz. Peygamberin ümmetine kazandırmaya çalıştığı ahlaki ve insani değerlerin en önemlilerinden biri de sevgi şefkat ve merhamet duygusudur. İşte bu gerçeğin farkına varan

Yunus Emre


“Gelin tanışık idelim, işin kolayın tutalım
Sevelim, sevilelim, dünya kimseye kalmaz
“Ben gelmedim dava için, benim işim sevi için
Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmağa geldim.”
Hacı Bektaşı Veli ise “Sevgi muhabbet kaynar yanan ocağımızda
Bülbüller şevke gelir, gül açır bağımızda
Hırslar, kinler yok olur aşkla meydanımızda

Arslanlarla ceylanlar dosttur kucağımızda” Allah dostlarının insanlarla sevgi merkezli ilişkilerinde temel prensipleri “İncitmemek ve incinmemek olmuştur.”

Toplumsal barış, huzur ve kardeşliği tesis etmenin yegane yolu ciddi, kapsamlı ve uzun vadeli, dini ve manevi bir eğitim sayesinde gerçekleşebilir.

Şiddetin önlenmesinde Hz. Peygamberin örnekliği çok önemlidir. Kendisi hayatında hiçbir kadına el kaldırmamış olmakla tanınan Rahmet peygamberi “Sizin en hayırlınız, kadınlarınıza karşı en iyi olanlarınızdır” buyurarak kadına karşı şiddeti kabul edilemez olduğunu ifade etmiştir.
Haberi Paylaş
Köşe Yazısı Yorumları
Yorum Ekle
yalvarmalarla önlemek acizliğin alametleridir.Adalettsiz güç ve güçsüz adalet hayır getirmediği gibi şiddete hesap sorcak mekanizmaları da işletmediğiniz müddetçe ağlamanın ,yalvarmanın,klasik nasihatlerin fayda vermediğini bir asırdır seyrediyoruz.Resülüllah sadece nasihat etmedi,gerektiğinde haddini bildirdi,cezasını verdi ve tam bir adaletle verdi.İlla İslam Amma bütünüyle İslam.O zaman.Selamlr
Abdullah AKSOY - 2012-01-02 20:32:23
Gel gelelim İslamın Şiddet dünyasına çözümleri.Hep merhamet sevgi falan filan pençeresinden bakıyorsunuz.İslam komple bir dindir.Resülüllah'ın Beşir ve Nezir iki önemli özelliği vardır.İslamın ahkamı topyekün uygulanmazsa, o zaman ruhbanist bir İslam ortaya çıkar.Hastanenin Psikiyatri bölümünü anlattığınız kadar ameliyathaneleri de ortaya koymazsanız o hastane eksik kalır.Şiddeti nasihatlerle yalv
Abdullah AKSOY - 2012-01-02 20:28:06
devam yoruma,erkeğe sathi bir şekilde uygulanan şiddetlere takılıp işin aslını ve özünü dağıtmak çok ta uygun değil.Amma şiddetin her çeşidi ve en azı ve en küçüğü de kabul edilemez.Doğrudur.Ancak Müslümanlar olarak şiddeti sanki bizler yapıyormuşuz gibi hep bizlere nasihat yapılıyor.İslamda yok yok yok.Yahu müslümana değil bunu ABD ye İsrail ve işbirlikçilerine vb. anlatmak lazım.Şiddet orda...
Abdullah AKSOY - 2012-01-02 20:23:55
esselamu aleyküm,Evvela güzel yazınızdan dolayı tebrik eder,sağlık afiyet ve istikamet üzre bir ömür dilerim.Evet günümüz dünyası ciddi bir şiddet dalgası ile karşı karşıya.Amma şiddet nerede ve nereden ve kimler tarafından uygulanıyor.Şiddeti azgın emperyalistler,müstekbirler ve onların peyder pey aşağılara doğru aktardığı kuklaları ciddi bir şekilde uyguluyor.Yoksa falan yerde bir kadına bir +1
Abdullah AKSOY - 2012-01-02 20:19:33
 
 
DİYANET'İN 2012 YILI SINAV TAKVİMİ
 
 
 
 
Yazarlar
 
Şam: Musa'nın Duasına Harunların Amin Dediği Yer
 
 
 
Dr.İhsan ŞENOCAK
 
Alıntı Yazarlar Misafir Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Fotogaleri
Videogaleri
Çok Okunanlar
Sitene Ekle | Künye | Reklam | İletişim | RSS
Dinihaberler.com hiçbir resmi kurum ve kuruluşa bağlı değildir, tamamen özerk bir sitedir.
Yazılım: Haber Sitesi Kur