Seviye Belirleme ve Yeterlik Kitabını Hediye Ediyoruz!!!
Diyanet Haberler
GÜVENLİK SİSTEMLERİ
Son Dakika
Mübarek 3 aylar başlıyor İmama Cehalet Yakışmaz! Binlerce memuru rahatlatacak düzenlemede ışık göründü Başörtülü karaktere dizilerde yer yok İmamların Dikkat Etmesi Gereken Hususlar Bünyamin TURGUT'u Tanıyalım Yazmak, şifa getirir! ATM'ler eksik para veriyor Kamu kurumlarında kaç memur çalışıyor? Bandırma'da Camiler Engelsizleşiyor
İmama Cehalet Yakışmaz!
 
Binlerce memuru rahatlatacak düzenlemede ışık göründü
 
2012 Yılı Yaz Kuran Kursları Uygulama Esasları Belli Oldu
 
Fahirilere Bir Müjdeli Haber Daha!
Ali BULAÇ
 
Türkiye yeni anayasayı konuşuyor
Ali BULAÇ
a.bulac@zaman.com.tr
20 Şubat 2012 Pazartesi 07:43
Facebook
Google
Twitter
Yazdır
TOBB'un öncülüğünde (TEPAV sekretaryası) Anayasa Platformu'nun toplantıları devam ediyor.
İlki Ankara'da (8 Ocak), ikincisi Konya'da (22 Ocak) yapılmıştı. Benim de üçüncüsünü izlediğim Edirne toplantısından (5 Şubat) sonra dün Diyarbakır'da dördüncüsü gerçekleşti. Toplantılarda seçilen ana slogan "Türkiye konuşuyor."

10 merkezî ilde sürecek toplantılar iki açıdan önemli, ilki anayasa yapımında doğru bir yöntem takip ediliyor; ikincisi ilginç, önemli fikir ve öneriler ortaya çıkıyor. Anayasa yapımında usulün esastan önemli olduğu izahtan varestedir. Edirne ve Diyarbakır toplantılarında bu usulün verimliliğini açıkça müşahede ediyoruz. Bilim adamları veya uzman anayasa hukukçuları, askerî darbe zamanlarında da metin yazar, siyasî iktidarların siparişi üzerine de. Eksik olan, halkın fikir, görüş ve taleplerinin doğru tespiti ve bunların anayasaya yansımasıdır. Bu da ancak en geniş katılımlı 'müzakere yöntemi'yle olabilir.

Ulusal düzeyde faaliyet gösteren 13 çatı kuruluşu her toplantıya temsilci gönderiyor: TOBB, TZOB, TESK, Türk-İş; TİSK, Hak-İş; Memur-Sen, T.Kamu-Sen, Türkiye Serbest Muhasebeci Malî Müşavirler ve Yeminli Müşavirler Odaları Birliği, Türk Veterinerler Hekimler Birliği, Türkiye Barolar Birliği, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği ve Türkiye Noterler Birliği.

Ankara toplantısına TÜSİAD, TİM, MÜSİAD, TUSKON, TÜMSİAD, TÜRKONFED, KADER, Türkiye Sakatlar Federasyonu, Doğal Hayatı Koruma Vakfı, STK'ları Geliştirme gibi kuruluşlar da katılmıştı. Çatı kuruluşların yanında toplantıların yapıldığı ilin bölgesindeki sivil toplum kuruluşları ve birey olarak vatandaşlar katılıp fikirlerini dile getiriyorlar. Edirne toplantısına Trakya'dan yaklaşık 60 bin çağrılıdan 259 kişi katıldı. Diyarbakır'da 70 bin kişiden 7 bin dönüş oldu (5 bin erkek, 2 bin kadın), 600 kişi görüş beyan etme imkânını buldu. Gerek ulusal, gerek bölgesel STK'lar yanında vatandaşların da fikir ve önerileri havuzda toplanıyor, bölge toplantılarına katılan dört partinin (AK Parti, CHP, MHP ve BDP) Anayasa Uzlaşma Komisyonu üyeleri de süreci takip ediyor. TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in verdiği yol haritasına göre önümüzdeki mayıs ayının ortalarına doğru havuzda biriken görüş ve öneriler bir araya getirilip akademisyenler tarafından redakte edilecek.

Bireysel kimliğiyle toplantılara katılanlarda aranan kriterler şunlar: Diyalog ve açıklık, ortak geleceğe odaklanma, kişisel katılım, çalışma sistematiğine uyma, aykırı olsa da fikirlere karşı hoşgörü, katılımda eşitlik ilkesine riayet, gönüllü katılım, toplantıya başından sonuna kadar katılma vs.

Doğal olarak katılımcılar aynı dili konuşmuyor, ama aynı duyguyu paylaşıyorlar. Herkeste barış içinde ve bir arada yaşamayı mümkün kılacak "yeni bir toplum sözleşmesi" akdetme heyecanı, beklentisi var. Bunu küçümsememek lazım. Bugüne kadar "her şeyi herkesten daha iyi bilen, vatanı herkesten daha çok seven" ve bu gerekçelerle ülkeyi, toplumsal hayatı ve neredeyse insanların özel dünyalarını dahi temellük etmeye kalkışan 'kurtarıcılar' halkın önüne sözleşme şartları sürdüler, herkesin buna uyması mecburiyetini getirdiler. TOBB Genel Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun özellikle vurguladığı üzere ilk defa insanlar, kendilerine yakışan elbise dikip giymek istiyor. İlk defa sadece kurtarıcıların değil, uzmanların-akademisyenlerin de metnine itibar edilmiyor, halk kendi metnini kendisi kaleme almak istiyor.

Belki partiler, siyasî rekabet dolayısıyla süreci baltalayabilir, kişisel veya parti çıkar hesaplarıyla halkı dolandırabilirler. Bu tehlike var. Ama anayasa çalışmalarının iki faydası görmezlikten gelinemez: Biri partiler ve siyasetçiler hiçbir zaman bu kararlı ve ısrarlı yeni anayasa talebinden kaçamayacaklar; diğeri ne zaman usulüne uygun metin çıkarsa çıksın, havuzda önemli fikirler, görüşler, öneriler birikiyor.

Yeni bir anayasa olmasa ne olacak? Bunun en iyi cevabını Cemil Çiçek verdi: "Siyaset işini yapmazsa, gece baskıncılarına iş çıkar." Meselenin özeti bu!
Haberi Paylaş
Köşe Yazısı Yorumları
Yorum Ekle
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
 
 
DİYANET'İN 2012 YILI SINAV TAKVİMİ
 
 
 
 
Yazarlar
 
Şam: Musa'nın Duasına Harunların Amin Dediği Yer
 
 
 
Dr.İhsan ŞENOCAK
 
Alıntı Yazarlar Misafir Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Fotogaleri
Videogaleri
Çok Okunanlar
Sitene Ekle | Künye | Reklam | İletişim | RSS
Dinihaberler.com hiçbir resmi kurum ve kuruluşa bağlı değildir, tamamen özerk bir sitedir.
Yazılım: Haber Sitesi Kur