İletişimde kullanılan alet ve edevatların zirve yaptığı, çeşitlilik arz ettiği günümüz dünyasında en büyük problem iletişimsizliktir. Eline aldığı cep telefonu ile kendi özel dünyasına giren insanımız, yanı başında oturan insanın bile farkında değil. Bu davranış en küçüğümüzden en büyük yaşlı başlı diyebileceğimiz insanlara kadar böyledir. Akıllısından akılsızına! Neyimizi etkilemediler ki.

Arkadaşlık ilişkilerimizden tutun evlilik hayatına kadar her şeyimizi. İnsan, buldukça arar oldu. Sahip olduğu nimetlerle yetinen kalmadı. Ekonomik imkânlar geliştikçe insanlar arasında dağılma ve çözülme daha fazla kendini gösterir oldu. İsraflı yaşam aldı başını gidiyor. Kanaat ve var olanla yetinme kültürü kayb oldu. İşin garip olanı bütün bu olup bitenler karşısında ne oluyoruz diyen de kalmadı. Her halde işin en önemli yanı burasıdır. Unutulmamalıdır ki kötülükler karşısında kör ve sağır olmak lanet nedenidir. Yeryüzünün insanoğlu tarafından imar edilmesi ilahî bir görevdir. İnsan bakıp geçemez. Olaylara bigâne kalamaz. Yüce Mevla’mız tarafından insana üç ana görev verilmiştir:

1-Hilafetullah,
2-İbadetullah,
3-İmaretularz.

Bir yerde okumuştur. Diyen demişti:"Dünya kötülüklerden değil, kötülükler karşısında vurdumduymaz  olan kişilerden kopacaktır." diye.

Yaşadığımız dünyada sadece tüketim çılgınlığı artmadı o oranda gayri meşru tutum ve davranışlarda da gözle görülen artışlar oldu. Boşanma olayları arttı. Aile yuvaları elektrik alamadım, alamıyorum gerekçesi ile yıkılır oldu. Çocuklar anne babasız büyümeye terk ediliyor. Televizyon ekranından fırsat bulup da çocuklarımızın ve çocuklarımızın annesinin yüzene bakamaz olduk. Yüz metre karelik evlerde yalnızlığa itilmiş, kimsenin kimse ile ilgi ve alaka kuramadığı bir dünyayı yaşamaya mahkûm edildik. Hazreti Peygamber [Sallaallahu Aleyhi ve Sellem]Efendimizin günümüz dünyasını anlatan şu mübarek sözüne dikkatlerinizi çekmek isterim:’’İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek kişinin helaki eşinin, anne babasının ve çocuklarının elinden olacaktır. Onu fakirlikle ayıplarlar, gücünün üstünde tekliflerde bulunurlar o da dinini kaybedecek işlere girer ve helak olur’’ Hanımlar ve çocuklar babalarına; ‘‘Onun babası aldı sen de al. Sen adam değil misin? Herkes işini bilir ya sen!’’ vb. Daha neler ve neler.
Ben bu yazımda sevgisizliğin arttığı günümüzde eşler ve çocuklar arasındaki iletişimin nasıl olması gerektiği konusunda temel birkaç kuraldan bahs edeceğim:

EŞLER ARASI İLETİŞİM KURALLARI:

-Besmeleli bir hayatı arzu edin.

-Eşinize çokça dua edin.

-Eşinizin küçük ikramlarını büyük kabul edin.

-Eşinize neyi kastettiğinizi tam olarak belirtin. Yanlış anlamaya fırsat vermeyin.
-Uygun zamanda birbirinizi kırmadan problemi konuşun, tartışın, çare arayın, duyarsız davranmayın. 

-Eşinizi dinleyin, onu dinlemeden karar vermeyin.

-Söz ve davranışlarınızı beden dilini kullanarak etkileyici hale getirin.

-Eşinizden bir şey isterken mümkünse emir kipi kullanmayın, rica edin.
-Eşiniz olmasa bir tarafınız noksan olduğunu unutmayın.

-Duygularınızı kontrol altına alın, öfke kontrolü yapın.

-Anlayışlı olmaya gayret edin ve dürüst olun.

- Söz ve davranışlarınız net ve açık mesajlar versin.

- Ara sıra şaka yapmaktan geri durmayın. 

-Uzun vadeli ve kalıcı mutlulukları, kısa vadeli ve geçici mutluluklara feda etmeyin.
-Eşinizin ailesine saygıda kusur etmemeye özen gösterin.

-Aile bireyleri olarak söz, davranış ve düşüncelerimizden sorumluyuz, yükü başkalarına atmayalım.

-Doğru bildiklerimizi güzel bir üslupla ve doğru zamanda söyleyelim. Yanlış zaman, mekân ve lisan iletişimi engeller. Unutmayalım ki ne söylediğimiz kadar nasıl söylediğimiz de önemlidir. 

ANNE-BABA İLE ÇOCUKLAR ARASI İLETİŞİM KURALLARI:
Anne babanın ve ailedeki diğer fertlerin çocukla olan iletişimi çocuğun, aile içindeki yerini belirler. Çocuğa karşı takınılan tavır, ilk yaşlarda büyük önem taşır. Ailenin çocuk üzerindeki etkisinin ne kadar önemli olduğu ortadadır. Evlerinde sevgi ve hoşgörü ile büyütülen çocuklar; özgür ve arkadaşlarıyla ilişkilerinde en başarılı çocuklar olduğu uzmanlar tarafından da ispatlanmıştır.

-Çocukların bedenen ve ruhen gelişmesi için uygun ortam oluşturur.

-Çocuklarda özgüveni oluşturur ve kişiliklerinin gelişmesini sağlarlar.

-Çocukların düşünce ve duygularını rahat açıklama özgürlük ve alışkanlığı kazanmalarını sağlarlar.

-Elinden tuttuğumuz çocuklarımızın gönülleri de ellerimizde olmalıdır. Çocukla duygusal bir ilişkiye girebilmek için fiziksel temasa ihtiyaç vardır. Oyunlarına katılıp, hüzün ve sevinçlerini paylaşmaya varıncaya kadar onlara zaman ayrılmalı. Dil ile ifade edilen sevgi, icraatla ortaya konulmalıdır. Efendimizin uygulamaları örnek alınmalı. O’nun çocukları, torunları ve ümmetin çocuklarıyla ilgilenmesi, ziyaret etmesi ve hediye vermesi vb. 

-Çocukları sabırla dinleyip ilgilenmeli, onları sevgiyle, beslemeli, hayata hazırlamalıdır. 

-Çocukların her şeyleri ile yakinen ilgi ve alakadar olduğunu his ettirmelidir.

-İslam’a göre çocukların topluma kazandırılması ve toplumla iletişimi için; Camiye gitme ve cemaate katılma, hayır yapma, umre ve hac ziyaretleri, sohbet ve ilim meclislerine katılma gibi davranışlar benimsetilmelidir. Ve teşvik edilmelidir.

-Anne-babalardan sonra birbirlerine en çok bağlı, birbirlerini gözeten, hüzün ve sevinçlerini beraber paylaşanların kardeşler olduğu, onlara karşı saygı ve hürmetli olmanın gerektiği öğretilmelidir. 

-Kan bağıyla birbirlerine sıkı sıkıya bağlı olan kardeşler arasında iletişim kopukluğu olmamalı ve kardeşlik bağları en güzel şekilde güçlendirilerek devam ettirilmeli. Kardeşler arası iletişim ve ilişkinin en iyi şekilde sürdürülmesi de Allah’ın emridir. Bu gerçekleşince; Allah’ın ve anne-babanın rızası kazanılacaktır.

-Eğer sorunlar olursa bunlar konuşarak düzeltilmeli, kardeş oldukları unutulmamalı ve kardeşlerin birbirlerine karşı sorumlulukları olduğu düşünülmelidir. 

-Anne babalar, kardeşler arasında büyük küçük, kız erkek gibi ayrımcılık yaparak, kardeş iletişimini bozmamalı. 

-Aile büyükleri torunlarını sever ve sevgilerini harçlık vererek, gezdirip ilgilenerek, yardım ederek gösterirler. Bu güzel davranış örnekleri yaşatılmalıdır.

Çocukların aile büyüklerine karşı davranışları; onları sevip saymak, kalplerini kırmamak, onlar ileri yaşlara ulaşınca da ellerinden geldiğince ziyaret etmek, ihtiyaçlarını karşılamak ve hatırlarını sorup dualarını almaktır. 
Unutmayın! Aile bir güçtür, bir kuvvettir. Bu kuvvetin yok olmasına fırsat vermeyelim.
Selam ve dua ile…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.