Memurlar, ticari kazanç getirici faaliyetlerde nelere dikkat etmeli?
Kamu çalışanlarının yakından takip ettiği Yeni Şafak gazetesi yazarı Ahmet Ünlü, memurların ticari kazanç getirici faaliyetlerde dikkat etmesi gerektikleri hususları sıraladı.
 
İşte Ünlü'nün yazısı:
 
Bugünkü yazımızda, memurların en fazla ihtiyaç duyduğu konular arasında yer alan mehil müddeti ve ticari kazanç getirici faaliyetlerle ilgili olarak, Devlet Personel Başkanlığı tarafından verilen görüşler doğrultusunda hazırlamış olduğumuz soru cevap şeklindeki pratik bilgileri vermeye çalışacağız.
 
Yer değiştirme suretiyle başka bir yere atanan memurun mehil müddeti içinde hastalık raporu alması halinde göreve ne zaman başlaması gerekir?
 
657 sayılı Kanunun 62, 63, 76, 105 ve 169 uncu maddeleri çerçevesinde konuyu izah etmek gerekirse;
 
a) Başka yerdeki görevlere ataması yapılan memura 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 62 nci maddesi gereğince verilen mehil müddetinin memurun başka yere taşınmasına ilişkin işleri yapabilmesi için verildiği düşünüldüğünde, bu süre içinde hastalanarak hastalık raporu alan memurun bu işleri yapamayacağının değerlendirilmesi sebebiyle, memurun mehil müddeti içinde hastalık raporu alması halinde mehil müddeti duracak ve rapor süresinin bitiminde mehil müddetinin kalan kısmı devam edecektir.
 
 
b) Başka yerdeki görevlere ataması yapılan memurun 657 sayılı Kanunun 62 nci maddesi gereğince verilen mehil müddeti içinde memuriyet statüsünün devam etmesi, mezkur Kanunun 105 inci maddesinde memura verilen hastalık izninde aylık ve özlük haklarının korunacağının ve yine aynı Kanunun 18 inci maddesinde bu Kanunda yazılı haller dışında memurun aylığının elinden alınamayacağının belirtilmesi sebebiyle, mehil müddeti içinde hastalık raporu alan memurun usulüne uygun olarak almış olduğu hastalık raporunun hastalık iznine çevrilerek aylığının ödenmesi gerekmektedir.
 
650 sayılı KHK ile yapılan değişiklik sonrasında kamu kurum ve kuruluşlarında memur statüsünde görev yapan eğitim personeli, özel öğretim kurumlarında görev alabilirler mi?
 
5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun 8 inci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkralarında; “İhtiyaç halinde, resmî okullarda görevli öğretmenlere asıl görevlerini aksatmamak ve aylık karşılığı okutmakla yükümlü bulunduğu haftalık ders saati sayısını doldurmaları kaydı ve çalıştıkları kurumların izni ile sadece okullarda, aylık karşılığı okutmakla yükümlü bulunduğu haftalık ders saati sayısının yarısı kadar ücretli ders verilebilir. Öğretmenlerin toplam ders saati sayısı haftada otuz saati geçemez.
 
Uzman öğretici, usta öğretici ve öğretmenlik yapma nitelik ve şartlarını taşıyan diğer Devlet memurlarına, ilgili birimlerin izniyle haftada on saati geçmemek üzere ücretli ders görevi verilebilir. Ders saati ücretli olarak görevlendirileceklerle ilgili diğer hususlar yönetmelikle belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
 
Yine, 5580 sayılı Kanunun “Tanımlar” başlıklı 2 nci maddesinin (b) bendinde ise, “özel öğretim kurumları” kavramı okul öncesi eğitim, ilköğretim, ortaöğretim, özel eğitim okulları ile çeşitli kursları, uzaktan öğretim yapan kuruluşları, dershaneleri, motorlu taşıt sürücüleri kursları, hizmet içi eğitim merkezleri, öğrenci etüt eğitim merkezleri, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri ile benzeri özel öğretim kurumları şeklinde tanımlanmış; (c) bendinde de “özel okul” kavramının sadece okul öncesi eğitim, ilköğretim, özel eğitim ve ortaöğretim özel okullarını kapsadığı ifade edilmiştir.
 
Görüldüğü üzere; 657 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle, memurların meslekî faaliyette bulunmak üzere gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir işyerinde veya vakıf üniversitelerinde çalışamayacakları, ancak özel kanunlarda belirtilen görevlerin bu yasaklamanın kapsamı dışında olduğu belirtilmiştir. Özel kanun niteliğindeki 5580 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarıyla da, 657 sayılı Kanunun 28 inci maddesindeki ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyette bulunma yasağına istisna bir düzenleme getirilmiş olup, bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; Devlet memurları ile resmi okullarda görev yapan öğretmenlerin, 5580 sayılı Kanunun 8 inci maddesi kapsamında ders görevi alabilmeleri mümkündür.
 
Memurlar, Hafta sonlarında, hafta içi mesai saatlerinde veya mesai saatleri dışında, resmi tatil günlerinde, izinli olunan veya ücretsiz izinli oldukları günlerde şirket, vakıf ve dernekler tarafından organize edilen veya dernek veya vakıfların iktisadi işletmeleri aracılığı ile düzenledikleri eğitim, seminer, çalıştay, proje, danışmanlık gibi faaliyetlerde eğitici sunucu, danışman gibi sıfatlar ile bedelli veya bedelsiz-gönüllü olarak görev alınabilir mi?
 
Devlet memurlarının mesai saatleri dışında veya kurumlarının iznini almak suretiyle mesai saatleri içinde;
 
a) 657 sayılı Kanunun 28 inci maddesi hükmü kapsamında yukarıda yer verilen veya verilmeyen “özel kanunlarda belirtilen görevler”i yapmaları ve bunlara dayalı olarak gelir elde etmeleri mümkündür.
 
b) 5580 sayılı Kanun ve ikincil mevzuat hükümlerine uyulmak ve haftalık 10 saati aşmamak üzere “özel öğretim kurumlarında” ders görevi almaları mümkündür.
 
c) 5846 Fikir ve Sanat Eserleri Kanununu çerçevesinde meydana getirdikleri eserleri sözleşme yapmak suretiyle yayımlatabilecekleri söz konusu eserlerin seminer, konferans, panel gibi tanıtım faaliyetlerine müellif olarak iştirak etmelerine engel bir husus bulunmamaktadır.
 
d) Anayasa ve 5253 sayılı Dernekler Kanunu çerçevesinde derneklere ve vakıflara üye olabilecekleri gibi yönetim kurullarında görev alabilecekleri, üyesi oldukları bu derneklerin seminer, konferans, panel, kurs gibi faaliyetlerine de eğitici, panelist ve benzeri şekilde katılabilirler, bu faaliyetleri için ücret alabilirler, bunların faaliyetleri sebebiyle oluşan masrafları derneklerce karşılanabilir.
 
e) Türk Ticaret Kanunun 16 maddesi hükmü uyarınca ticari işletme işleten vakıf ve dernek yönetim kurullarında görev alamazlar. Ticari işletme işleten bir derneğin yönetim kurulunda görev almasının ise ancak söz konusu derneğin gelirinin yarısından fazlasının kamu görevi niteliğindeki işlere harcanması şartıyla mümkün olabilecektir.
 
f) 5072 sayılı Kanun kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarını, kamu hizmetlerini veya personelini desteklemek üzere kurulan dernekler ve Türk Medenî Kanununa göre kurulan vakıflarda görev alan kamu görevlileri, anılan Kanunun 2 nci maddesi hükmü uyarınca ücret, huzur hakkı ve başka bir ad altında herhangi bir karşılık alamazlar.
 
g) Mer'i mevzuat gereğince diğer kamu kurum ve kuruluşları ile yabancı memleket veya uluslararası kuruluşlarda hizmet almaları için izin verilen Devlet memurları hariç olmak üzere kendilerine aylıksız izin verilenlerin memur olarak çalıştıkları dönemde yapmaları yasaklanmış olan kazanç getirici faaliyetleri aylıksız izinde iken de yapmaları memurlara getirilen yasak kapsamındadır. Bu yasağa uymamanın cezası ise kademe ilerlemesinin durdurulmasıdır.
 
Anahtar Kelimeler:
Memurlar Ticari Kazanç
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.