Bu Millet kolay yol almıyor.. Ağır bedeller ödüyor.. Tırnakla kazınarak bir şeyler elde ediliyor bu Ülke'de...

Zor bir sürece daha girdik..

Referandum,  İstiklal-İstikbal yolunda önemli bir eşik bizim için... Baştan beri bünyeye uymayan, dar gelen, dayatılan gömleği değiştirme adına  tarihi bir fırsat yakaladık.

Bu değişimi bazıları devede kulak gibi görebilir. Ama büyük değişimler böyle başlar.. Surda bir gedik açarsınız ve sonra oradan yürürsünüz. En azından böyle bakılabilir.

Türkiye'nin Ak Parti ile nasıl bir değişim yaşadığını, bu referandumun ne anlama geldiğini Batılı Şer Akıl bizden daha net görüyor. Birazcık, ne yazıp çizdiklerine baktığımızda fotoğrafı yakalarız aslında..

İçteki unsurlarıyla birlikte bu kadar hırçınlaşmaları da bu yüzden...

İnanın referandumu engellemek için her türlü pisliğe başvuruyorlar/başvuracaklar... Uyanık olmak lazım.. Zokayı yutmamak lazım...

Hedefimiz net olmalı.. Onlar referandumu engellemek için nasıl her yola başvuruyorlarsa, bizler de bu eşiği aşmak için canla-başla çalışmak zorundayız.

Sahada olacağız, gerekirse kapı-kapı dolaşacağız ve Allah'ın izniyle bunu da aşacağız.. Aşmak zorundayız... 

Dönüşü yok bu yolun.. Eski hal muhal, ya yeni hal, ya izmihlal... Allah korusun, başarısızlık durumunda bütün kazanımlarla birlikte tepe-taklak gitme tehlikesi var.

Ayrıca, bu işin vebali de büyük.. Bu süreçte yapılacak hataları ne Allah, ne tarih, ne de Millet af eder...

Herkes sorumluluk bilinciyle hareket etmeli...Cepheyi büyütmenin, hedefi dağıtmanın mantığı yok diye düşünüyorum. Belki de son tuzak bu zaten...

Bugünlerde bizim Nasreddin Hoca'nın "Yorgan gitti kavga bitti" fıkrası geliyor aklıma.. Ve inanın korkuyorum.. Tüylerim ürperiyor...

Unutmayın!

Bu Ülkede, Müslüman Anadolu insanına karşı dedelerinden tevarüs eden kin ve hınçla dolu, gün sayan,  avuç ovuşturan kuzu postuna bürünmüş çakallar var hala...

Allah bunlara fırsat vermesin. Değilse ortada ne yorgan kalır, ne din kalır, ne mal kalır, ne namus kalır ve ne de Vatan...

Birbirleriyle uğraşanlar müspet hareket edemezler, yol alamazlar, önlerini göremezler...

Evet, Referandum, yüzyılı aşkındır yakaladığımız tarihi bir fırsattır bizim için.. Böyle düşünüyorum ben...

Birilerinin; "Efendim, çok anlam yüklemeyin, abartmayın,seçimlerden bir seçim işte.. HAYIR da olabilir, EVET de" gibi algı operasyonlarına,  meseleyi sulandırma, hafife alma gayretlerine kanmayın.

Bir de tarafsızlık hastalığı var.. Şeytanın sağdan yaklaşması..

Tarafsızlık her zaman doğru bir tercih değildir. Mesela Hak ile Batıl arasında, Zalim ile Mazlum arasında tarafsız olunmaz.. İnsanın safını netleştirmesi gerekir bu gibi durumlarda.. Tıpkı 15 Temmuzda olduğu gibi...Bunun ortası yoktur.. Saflar belli...

Evet, Referandum konusunda da bilinçli ya da bilinçsiz tarafsızlık hastalığı ile hareket edilebiliniyor. "Efendim, ben Bilim adamıyım, aydınım, akademisyenim, din adamıyım, bu nedenle nötr olmalıyım, görüşümü açık deklare etmemeliyim" gibi yaklaşımlar görülebiliyor. Elbette, mesela din adamı açısından bakacak olursak; caminin içine siyaseti karıştırmayalım tamam ama bir duruşumuzun olduğunu da herkes bilmeli değil mi?..

Referandum gerçekten Bu Millet için son derece önemli.. Bugün değilse ne zaman duruş ortaya koyacağız?...

Kırmadan, dökmeden safımızı ortaya koymalıyız diye düşünüyorum. Bu da Millete karşı bir sorumluluğumuz değil mi acaba?..

Bu bir muhtarlık seçimi değildir.. Müslüman Anadolu İnsanının İstikbali yolunda geldiğimiz çok önemli bir dönemeçtir.

Dedim ya; bu işin dönüşü yok.. Ya kazanacağız,Ya kazanacağız... Diğer şıkkı düşünemiyorum, düşünmek istemiyorum inanın.. Allah Korusun...

DURMAK YOKYOLA DEVAM...

                                                                                                                                

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
din gönüllüsü 2017-01-29 07:35:48

Hocamız gerçekten çok güzel yazmış. Yüreğine sağlık hocam. Allah razı olsun.

banner220